.ıIIı.İşçiler.Net.ıIIı.Forum

 


Bu Haberi Facebook'ta Paylas
AkParti'ye EVET
Akparti'ye HAYIR
Adalet ve Kalkınma Partisi ( AKP ) Krizi de Türkiye'yi de Yönetememiştir

İşçiler.Net olarak, şu tespitlerimizin Sevgili Başbakanımız Recep Tayyip Erdoğan tarafından cevaplandırılmasını diliyoruz.

KANUN VAR DENETİM YOK

1-
İktidara geldiğinizden beri,sayısız kanunlar çıkardınız.Çıkardığınız kanunlardan kaç tanesinin kamu kurumları tarafından istikrarlı,doğru ve güvenilir bir şekilde uygulandığını denetlediniz? Bu ülkeye çok güzel nur topu gibi çocuklar (kanunlar) verdiniz. Fakat çocuk yapmakla iş bitiyor mu? O çocuklarla ayrı ayrı ilgilenebildiniz mi? Çocuklarımı kimlere emanet ettim diye hiç kontrol ettiniz mi? 

 Çocuk yapmak kolaydır, fakat çocuğunuzla yeterince ilgilenmezseniz, it de olur, kopuk da olur, serseri de olur, vatan haini de olur. O çocuğun hayırlı evlat olabilmesi  Anne ve Babasının ilgisi ve kontrolüyle olur. En azından çocuk büyüyüp de kişiliği oluşuncaya kadar ve artık o kişiliği kimsenin değiştiremeyeceği olgunluğa erişinceye kadar Anne ve Baba çocuğunun kontrolünü hiçbir zaman elinden bırakmamalı. Sen çocuğu yapıp hiç ilgilenmezsen ve çocuk ortalıkta büyürse; ondan sonra çocuğun her değişik ortama girdiğinde değişik kişilikler göstermeye başlar. Bir bakarsın ki, sen başkasın, senin o çocuktan beklentilerin başka ama çocuk bambaşka bir çocuk oluvermiş.

KAMU KURUMLARININ LÜKS HARCAMALARI

2-
Kamu kurumlarının lüksü de aşacak şekilde yapmış oldukları harcamaların, bürokratların, kendi kurumlarında ve makam odalarında yaptıkları dekorasyonların ne kadar gerekli olduğunun kaç defa denetlemesini yaptınız?

TÜRBAN'A VE İSLAMİYET'E EN ÇOK ZARARI SİZLER VERDİNİZ

3-
Kamu kurumlarının özelleştirilmiş bölümlerinde türbanlı işçi çalıştırmalarına daha doğrusu kamu kurumlarına ihaleyi usulü hizmet veren şirketlerin türbanlı kardeşlerimizi çalıştırmalarına kurum amirleri hiçbir ses çıkarmıyorlar. Diyelim ki bir vatandaşımız böyle bir kamu kurumundan hizmet almak için oraya gitti. Gittiğinde karşısında bir kamu kurumunda türbanlı çalışanların olduğunu görünce sizce ne olur. Kamu kurumlarında türbanlı personel çalıştırılması yasak madem bunlar nasıl çalışıyor diye sormaz mı? Kanunu çiğneyen kişinin, o kurumun amiri ya da o şirkete bunun önünü açmış kişilerin değil de, o türbanlı kardeşimiz olduğunu düşünüp O’na düşman olmaz mı? Herkes sizin kadar akıllı olamaz ki bu durumu sorgulasın, onlar kamu kurumunda çalışan özel sektör işçisiymiş ve kurum amirlerinin bu tür şirket çalışanlarına yaptırım uygulama yetkisi yokmuş, bunu anlamaz ki.. Anlamak zorunda da değil zaten. Toplumun kritik olduğu konuları zaten siz bilmiyor musunuz ki, bu durumların oluşmasına mahal veriyorsunuz? Türbanlıyla, başı açık olanın bu şekilde birbirinden nefret etmesine neden olacak şeylerin yaşanmaması için yaptırım uygulayacak olan makam sizin makamınız değil mi? Bu şekilde düşüncelerin oluşmasına neden olarak türbanlı kardeşlerimize en büyük zararı siz vermiyor musunuz?

MÜSRİF BELEDİYELER

4-
Türkiye’deki hemen hemen tüm AKParti'li belediyeler bir sürü paralar harcayarak türlü türlü sosyal aktivite alanları yapıyorlar.Tarihsel yapıların restorasyonlarına su gibi paralar harcanıyor.Yine bir o kadar da gerek ülke vergi gelirlerinden bu harcamalara ödenek ayrılıyor ve gerekirse yeniden ödenek isteniyor ve AkParti de, Akpartili belediyelere özellikle jet hızıyla ödenek için onay veriyor, ve de gerek İller Bankasından olsun gerek yerli ve yabancı bankalardan kredi alınarak borçlanılıyor. Evet soruyoruz bu paralar kimin paraları bu belediye başkanlarının babalarının paraları mı? Onlar bu paraları harcadıkça siz elektriğe zam yaptınız, onlar harcadıkça siz doğalgaza zam yaptınız, onlar harcadıkça siz pirince, yağa, şekere zam yaptınız, mazota, benzine zam yaptınız, onlar harcadıkça siz emeklilik yaşını kademeli yukarı çıkardınız, emeklilerimizin aldıkları üçbeş kuruş aylıklarına göz koydunuz, onlar harcadıkça Yüksek Öğretim Harçlarını tamamen kaldırmak yerine yeniden zam yaptınız, onlar harcadıkça ülkemizin dış borçları ya çoğaldı ya da var olan borçlarımızı ödeyemez hale geldik, onlar harcadıkça siz belki bu kriz döneminde daha güzel, daha olumlu paketlere imza atacakken yapamadınız. 

Peki ya siz? Ya siz neden bunlara bir DUR demediniz. Evin ekmeğe ihtiyacı varken, plazma tv alınır mı?

O paralar oğullarımızın, kızlarımızın geleceklerinin paraları ve kusura bakmayın ama onların gelecekleri belki sizin umurunuzda değil ama anne babaları olarak bizim çok ama çok umurumuzda.

TOPLUMSAL UZLAŞMADAN UZAK DAYATMALI CUMHURBAŞKANI

5-
Sevgili Cumhurbaşkanımız Abdullah Gül her kesim tarafından sevilen sayılan bir kişilik olmasına ve Cumhurbaşkanlığı Koltuğu için zaten çok iyi bir aday olacak kişilikte bir insan olmasına karşın, sırf Akparti'nin dayatmasıyla O Koltuk'a oturtulmak istendiği için, ülkemizin hemen hemen yarısı Sevgili Cumhurbaşkanımız Abdullah Gül'ün O Koltuk'a oturmasına karşı çıktılar. Neden "Güzel Ülkemizin Babası" niteliğinde olan Cumhurbaşkanlığı seçimlerinde dayatma yerine, Alevi, Kürt, Sağcı, Solcu, Milliyetçi, Ermeni, Gayri Müslim, Ateist vatandaşlarımızın da olurunu almak için gerekirse neden alttan almadınız neden toplumu sizciler bizciler diye ayırmak yerine, cahiller aksini söylese bile siz neden "Hepimiz Biriz" demediniz.

İŞÇİLERİN HAKLARI GASPEDİLDİ

6-
5510 sayılı Sosyal Güvenlik Yasası çıkardınız. Bu kanunu çıkarırken, herkese, bu kanunla ülkemizde çalışan herkesin eşit haklara sahip olacağı izlenimi verdiniz. Fakat kanun çıktıktan sonra gördük ki; sizin yaptığınız bu ülkenin yükünü her zaman omuzlarında taşıyan işçilerimizin haklarından gasp edip, memurların ve bürokratların haklarına iyileştirmeler yaptınız. Nedir demeyin; Ssk'lılar için ölüm aylığına hak kazanabilmek için şayet kişi öldüğünde 900 günden az ödenmiş primi varsa askerlik gibi borçlanma yapılarak 900 güne tamamlanabiliniyor ve arkada kalan dul ve yetim kardeşlerimize az da olsa destek sağlayacak maaş bağlanabilirdu. Aynı olay memurlar için 10 yıl çalışmış olma şartıyla veriliyordu. Tabii ki ölen memurlarımızın eşleri de çocukları da bizim kardeşlerimiz, fakat siz ne yaptınız? Bunlar için kaynak aramak yerine işçilerin 900 güne tamamlayabilmek için askerlik gibi borçlanma olayını iptal ettiniz, işçilerden çaldığınız bu hakla memurların ölüm aylığından faydalanabilmeleri için gerekli olan 10 yıllık çalışma şartını 1800 güne indirdiniz. İşçilerin yıpranma haklarından çaldınız, emekli olabilmeleri için gerekli olan hem prim gün sayısını hem de yaş sınırını arttırdınız. Yani işin hep kolay olan yanına kaçtınız. Kaynak aramak, kaynak yaratmak yerine birilerinin haklarından gaspedip, diğerlerini susturdunuz. Tabii ki güzel ülkem Türkiyem'de şayet hakkı gaspedilmesi gereken bir kesim varsa bu mutlaka işçi kesimi olmalı değil mi?

BENİ AMERİKALI DOKTORLARA EMANET EDİN

7-
Sevgili Bakanımız Kemal Unakıtan'ın eşi çıkıyor, ben bir gece önce istihareye yattım, Allah'ım eşim için Türkiye mi hayırlı Amerika mı hayırlı? Ne olur bana eşim için en hayırlısını göster diyor ve Yüce Mevlam da sevgili Büyüğümüz Kemal Unakıtan'ın eşi Ahsen Unakıtan hanımefendiye istiharesi neticesinde doğru yolu gösteriyor. AMERİKA...Bunu normal bir zengin vatandaşımız yapsa idi hiçbir sözümüz olamaz idi. Fakat, bunu yapan ülkemizin bir Bakanı... ne yani bizim ülkemizin Sağlık Kurumları, Doktorları, Hemşireleri, Sağlık Memurları HAYIRSIZ mı?

KANI KANLA YUMAZLAR

8-
Sevgili Başbakanımız Recep Tayyip Erdoğan, şimdi söyleyeceğimizi sakın yanlış anlama. Biz ne bir siyasi partinin, ne bir kapitalist oluşumun ne de herhangi bir medya organının yanında değiliz. İşçiler.Net olarak biz sadece bu ülkenin yükünü her zaman ama her zaman omuzlarında taşıyan İşçi kardeşlerimizin yanındayız. İş kazalarında ölümle her an burun buruna olup Yıpranma Hakkı bile alamayan, psikolojik baskılarla, hem çalışmalarında hem de hayatlarında fedakarlıklar yapmak zorunda bırakılan işçilerin yanındayız.

Siz hep bağırıyorsunuz, CHP'ye bağırıyorsunuz MHP'ye bağırıyorsunuz elinizde yolsuzluklarla ilgili belge varsa çıkıp ortalıkta neden gösteriyorsunuz gidin savcılığa verin Türk Adaleti zaten gereğini yapacaktır diye. Buna bizim oldumuğuz gibi hiçbir vatandaşımızın da şüphesi yok. Türk adaleti her zaman Haktan ve Haklıdan yana olmuştur.

Madem durum böyle ise Doğan Medya Grubu yalan haber yapıyor ise, taraflı haber yapıyor ise, siz neden bu yapılan yalan haberlerle ilgili, suç duyurusunda bulunup işi Türk Adaleti'ne bırakmıyorsunuz. Zaten yalan ya da yanlış haber yapılıyorsa ve uyarılara rağmen düzeltilmiyorsa onların da cezasını Türkiye Cumhuriyeti Adaleti verecektir. Hatta hakkı yenen kişilere mağduriyetlerine karşılık tazminat ödenmesine de karar verilmektedir. Peki siz neden Türkiye Cumhuriyeti Adaleti'ne güvenmek yerine, sizi seven insanların duygusallıklarını kullanarak, bu medya grubuna ait gazeteleri almayın diyorsunuz. Neden siz kabadayılık yapınca bu halk dinlemeli de başkaları yapınca dinlememeli? Şayet kabadayılık üzerine bir ortam oluşturmaya çalışıyorsanız, diğer kişilerin de aynı dilden konuşmaları sizi neden rahatsız ediyor? Türk Adaleti mi Siz mi..? Artık şöyle bir oturup da düşünmenin zamanı gelmedi mi?
 
İşçiler.Net olarak biz de sizi seviyoruz fakat;

Unutmayın Sevgili Başbakan'ımız iyi olmak kolaydır, zor olan ADİL olmaktır.

İşçiler.Net adına,
Efe Tuğrul SOLMAZ

.ıIIı.İşçiler.Net.ıIIı.

Yorumlar-Sorular ve Cevaplar
Bu dökümana henüz yorum yapılmamış, aşağıdaki formdan yorumunuzu ekleyebilirsiniz.
Yorum-Soru Ekleyin
Başlık
Yorum-Soru
Ad Soyadınız - Şehir
Mail
Mesleğiniz
Beni hatirla
Yeni bir yorum-soru geldiginde haber verin.

.ıIIı.İşçiler.Net.ıIIı.
©2005-2009




Sitemiz tüm ekran çözünürlüklerinde en iyi şekilde görüntülenmektedir fakat İnternet Tarayıcı olarak Google Chrome ve İnternet Explorer 6.0 ve üzeri tarayıcılarla en iyi şekilde görüntülenmektedir.Özellikle Firefox ile sitemizde sorunlar yaşayabilirsiniz. Sitemizde, Google geliştiriciler için, çerez uygulaması yapılmaktadır.

İletişim | Sitene ekle | Künye |RSS|Site Map| ©2006 - 2009 .ıIIı.İşçiler.Net.ıIIı.

İhlas Haber AjansıAnadolu AjansıCihan Haber AjansıBu Site İnternet Medyası Derneği ÜyesidirSon Güncelleme Tarihi: 09.02.2010 Salı