|
|
|
|
Türkiye’nin Gerçekten Güncel İhtiyacı Türban mı?
Üzerinden ne oyunlar oynandı,hala oynanmaya devam ediyor ve bu haçlı neferleri durduğu sürece kaleyi içten yıkma taktikleri koskoca Osmanlı’da tuttuğu için ve biz aynı oyuna devamlı geldiğimiz ve hala akıllanmadığımız için ve bunun böyle olduğunu da onlar çok iyi bildikleri için üzerinden oyunlar oynamaya devam edeceklerdir.
Ülkemizin ekonomik olarak kalkınmaya başladığı şu güzelim yıllarda Akp’nin yaptığı başarılı işleri ve Türkiye’mizin durumunun iyiye doğru gitmesini içlerine sindiremeyen ve bunların önüne geçmek isteyen kimi dış kimi iç mihraklı güçler türlü türlü oyunlarla Akp’yi al aşağı yapmak için ellerinden geleni hatta vücutlarının başka yerlerini de yırtarcasına her şeyi yapmaya çalışmaktadırlar.
Bu oyunlardan bir tanesinin de Türban olduğunu aslında Akp de bilmekte.Ama nedendir bilinmez bunun üzerine körüne körüne gitmekte.
Şimdi soruyoruz Akp nazarında Sayın Başbakanımız Recep Tayip Erdoğan’a;senin eşine ya da Sayın Cumhurbaşkanı’mız Abdullah Gül’ün hanımına ya da canım ülkemin herhangi kapalı bir bayanına kim ne demiş?Kim ne diyor?Kim ne diyebilir?
Hepimizin kapalı hanımı,bacısı,anası zaten başı örtülü bir şekilde hem de ister başörtüsü örtsün isterse de Türban!!! Askeriye dahil tüm kamu kuruluşlarına rahatlıkla girmektedir.Ve tüm kamu kurumlarında başı örtülü olsun olmasın herkese eşit hizmet verilmekte.Kimse sen türbanlısın diye hiçbir vatandaşımıza hizmet vermiyor değil ki zaten.Bunun zaten böyle olduğunu zaten sen de çok iyi biliyorsun sevgili Başbakanım.
Kadın Neden Çalışmak İster?
Şimdi sana soruyoruz Sayın Başbakan’ım,bir bayan neden okumak ister,sakın bize ufkunu genişletmek için ya da eğitimini geliştirmek,daha çok kültürleşmek için deme.Buna bizim inanmayacağımız kadar kendi söylediğine sen de inanmayacaksın.Hepimiz biliyoruz ki;okuldan sonra da iş istenir.Şimdi sana soruyoruz,İslamiyet kadın için en ulvi görev için zaten anneliği emretmemiş midir.Ve zaten bir kadının yapması gereken en ulvi görev annelik değimlidir.
Peki bu kadar bayanın illa da okumak ve neticesinde de bir işe sahip olmayı istemesindeki amaç nedir.Tabii ki kendilerinin ve de olası koca adaylarının da geleceklerinin karanlık olması…Peki sizce bayanlar,hem kendilerinin hem ailelerinin ve hem de çocuklarının geleceklerinin garanti olduğuna kanaat getirseler çalışmayı isterler mi.Bunu da bir düşünün…
Kadınlar yapıları itibariyle narin bir yapıya sahiplerdir.Şimdi kendinizi Türkiye’de çalışan bayanların yerine koyun…
Sabah kalkıyorsunuz,erken kalkabilmişseniz kahvaltınızı hazırlıyorsunuz çocukları okula hazırlıyorsunuz ve işe gitmek üzere evden çıkıyorsunuz.Akşam hepimizin mesaisi biterken kadınların o günkü ikinci mesaisi başlar.Ev mesaisi…Çocukların derdi,kocanın derdi,kendi dertlerin…Gecenin geç saatlerine kadar işlerin sürer ve zaten hiç dinlenememişken yatağa kendini zor atarsın ve sabah yine erken kalkabilirsen yine zor bir gün seni beklemektedir.Şayet devlet dairesinde çalışıyorsan hafta sonu iki gün dinlenme fırsatını değerlendirebilirsen ne ala…Ya özel sektördeysen o da yok.Sadece Pazar günü…Onu da ya diğer günlerden yarım kalan işleri tamamlamak için kullanacaksın ya da o işleri hafta içine bırakıp çocuklardan da fırsat bulabilirsen dinleneceksin.
Sizce kadınlarımız çalışmaktan çok mu memnun.Evlerinin hanımı olmak varken sabahın erken saatlerinde sıcacık yuvasından çıkıp sana bana hizmet vermek için düşerler yola..Akşamları ailesine güzel güzel yemekler yapmak,kocalarının,çocuklarının gönüllerini yapmak varken amirlerinin,patronlarının yüzlerini güldürebilmek için canla başla gün boyu mücadele vermektedirler.İsterseniz bunları bir de kadınlarımıza sorun.
Çalışan kadınlarımızın affına sığınarak başka bir tespitimizi de paylaşmak isteriz.
Devlet kapısında çalışan erkeklerin büyük bir çoğunluğunun eşleri de kamuda çalışmaktadır.Bu da boşta işsiz bekleyen erkeklerin iş imkanlarının dolu olması demek.Bu da ne demek?Şöyle söyleyelim..Bir hanede devlet kapısında çalışan iki kişi.Yani iki devlet maaşı.Devlet maaşı demek, ne demek?Her kapıyı açar demek.Çok kolay bir şekilde kredi alırsın demek.Çok kolay bir şekilde taksitli alışveriş yaparsın demek.Bakkalın,kasabın,manavın sorgusuz sualsiz veresiye hesap açması demek.Bir kocanın hem karısının hem arkadaşlarının yanında gelecek kaygısı olmadan göğsünü gerebilmesi ve boynu bükük kalmaması demek.Siz bunların gerçek manada ne demek olduğunu anlayabilirmisiniz?
Bir erkeğin yani bir aile reisinin bakmakla yükümlü olduğu kişi sayısın ortalama 4 kişi olduğunu varsayarsak.Bir haneye giren bu iki maaştan eşinin maaşının yarısını kocasının maaşını iyileştirmek amacıyla maaşına eklesek diğer yarısınıda yeni bir iş imkanına kaynak yapsak,başka bir aile reisine iş imkanı yaratsak,iki ayrı aileyi bu devlet maaşının varlığından kaynaklanan rahat ortama kavuştursak daha iyi olmaz mı?Yani iki maaş bir eve girerse 4 kişi iyi bir hayat yaşayacak ama diğer tarafta bekleyen 4 kişiden oluşan başka bir aile aç kalacak,mağdur kalacak.Bir taraf gülerken bir taraf ağlayacak.
Ne Olur Asli Görevinizi Hatırlayın
Şimdi size düşen asıl işin ne olduğu hakkında ufak da olsa bir ampül yandı mı kafanızda.Yanmadıysa biraz ipucu verelim isterseniz.Açlık sınırının 750 YTL olduğu günümüz Türkiye’sinde 450 ytl maaşla ev geçindirmek zorunda olan insanlar var.Ya açlık sınırı derken hiç mi vicdanınız sızlamıyor.AÇLIK SINIRI AÇLIK.Siz hiç gerçekten aç kaldınız mı?Başka bir ipucu daha; Devlet tarafından yılın sadece 6 ayı hem de yaz aylarında çalıştırılıp kışın yani işlerin en az olduğu aylarda sokağa attığı binlerce geçici işçi var…Siz bu işçilerden ne bekliyorsunuz.Kışın zaten bütün sektörlerin iş sıkıntısı çektiğini,işçiye kimsenin kış aylarında ihtiyaç duymayacağını bilmiyormusunuz.Hadi diyelim ki olmayacak şey ama,diyelim ki oldu.Senin geçici işçi o işe girebilmek için ne yapması gerek?Söylermisiniz bize ne yapması gerek?Biz söyleyelim..Yalan söylemesi ve altıncı ayın sonunda işverenini yüzüstü bırakıp yazın yine bir umutla Devlet kapısına geri döner..Peki bir dahaki kış ne olacak aynı işyerine gitse işveren onu işe alır mı sizce…Peki bu durumu biz düşünüyoruz da siz düşünemiyormusunuz.Peki bu işçimiz ailesini nasıl doyuracak.Çocuklarını diğer çocuklara özendirmeden nasıl büyütecek.Geçim sıkıntısından başlarını kaldırıp da o kaldırdıkları başlarını sokabilecekleri bir evi nasıl yapacaklar,geleceğe nasıl bakacaklar...Çocuklarına geleceğe nasıl bakılır diye nasıl öğretecekler.Ya ne olur bari bir komisyon da bunlar için kurun da bu politikanızla bu geçici işçilerimizin bunları nasıl yapacaklarının bir yolunu gösterin.
Yalvarıyoruz…
Şimdi İşçiler.Net olarak size yalvarıyoruz bunlar Türban üzerinden size kurulmuş bir tuzak ve ne olur bu tuzaktan uzak durun.Ve şöyle bir silkelenip orada bulunma sebebinizi yeniden hatırlayın ve Canımız Ülkemiz Türkiye’mizi daha huzurlu,daha ileri seviye bir ülke yapmak için zaten yapıyor olduğunuz o güzelim icraatlarınıza devam edin.
Allah Yar ve Yardımcınız Olsun…