.ıIIı.İşçiler.Net.ıIIı.Forum

 


Bu Haberi Facebook'ta Paylas
AkParti'ye EVET
Akparti'ye HAYIR
Almanyalı Türkler dert küpü

Almanya’da 2.8 milyon, tüm Avrupa’da 5 milyon yurttaşımız yaşıyor. Sorunlarına, gurbete çıktıklarından beri sıkı şekilde sarılan bir iktidar olmadı ne yazık ki... Onlara Türkiye’de ’Almancı’, Avrupa’da da ’yabancı’ olarak bakılıyor hep... ’İki arada bir derede’ bir nesil ortaya çıktı. Hepsinin mutlaka bir sorunu var; ya Türkiye’de ya da yaşadıkları ülkede... Doğru dürüst bir örgüt yapısı oluşturulmadığı için ’baskı’ unsuru olamıyorlar yaşadıkları ülkelerde... Bizim buradaki ’mahalle baskısı’, orada ’derin değişim’ olarak adlandırılabilir. Buna, kısaca ’Din’ ve ’PKK’ demek mümkün; aydın ve gerçek yurtseverler için ne yazık bu böyle...

Ne yaşadıkları ülkelerde, ne de Türkiye’de siyasi katılım şansları var. Bulgaristan ve İran, ülke dışındaki vatandaşlarına oy kullanma verirken, Ankara’nın bu talebi çözümlemek istememesi acı bir gerçek... Giderek dışlanan Türk toplumundan bir gencin, bir Alman ile evlenmesi ’ender vaka’ bile değil artık.

Bizi en çok yaralayan sözcüğün ise "Bizi artık burada adam yerine koymuyorlar" olduğunun altını çizmemiz gerekiyor.

Özetlersek, anadil dersinden aile birleşimi vizesine kadar bir dizi sorunlarını dile getiriyorlar. Almanya’da kreşe alınacak çocuklara dil testi yapılmasından sonra paniğe kapıldıklarını açık açık şöyle anlatıyorlar:

"Çocuklarımız yuvaya kabul edilsin diye Almanca konuşuyoruz. Almanca öğrenmelerini isterken Türkçe’yi unutuyorlar. Anadilini bilmeyen çocuklar ise okulda başarısız oluyor. Ne yapacağımızı şaşırdık."

Anadil eğitiminin çok önemli olduğunu vurgulayarak "Kültürü unutmamanın yolu Türkçe’den geçiyor" diyorlar. Başbakan Erdoğan’ın, "Entegrasyona evet, asimilasyona hayır" sözünün gereğini yerine getirmesini istiyorlar.

Aile birleşiminde getirilen Almanca bilme şartı da bellerini büküyor. Eşini, Türkiye’den seçen gençlerin yaşadıkları sıkıntılar dizi film olabilir.

Almanca kursları veren kurumların ağırlıklı olarak Türkiye’deki büyük şehirlerde olması da onlar için büyük zorluk... "Bingöl’ün ücra köyündeki bir gelin veya damat adayı nasıl Ankara’ya gidip Almanca öğrenecek? Almanca şartına karşı değiliz, ama dil kursu Almanya’da verilsin" önerisine ne denir acaba?

Ah bir birlik olabilsek...

St. Georg semtindeki ’Yüzenada Derneği’ ile Trabzonlular Derneği’nde dinlediklerimiz özetle şöyle:

ÖZER Meral (şair): Hürriyet’in yurtdışında yaşayan bizlerin ayağımıza gelip, sorunlarımızı dinlemesi ve bunları sütunlarına aktararak çözüm yolları için köprü görevi üstlenmesi, sesimiz olması bizleri duygulandırdı. Bilgimiz, yüreğimiz ve beynimizi birleştirerek birlik içinde hareket edersek altından kalkamayacağımız sorun yoktur.

Almanya bizi ciddiye almıyor

MEHMET Malkoç (emekli): Türkiye’nin son yıllarda daha iyiye gittiğine inanıyorum. Ancak burada yaşayan bizlerin sorunlarına yeterince eğilinmiyor. Ne Alman devleti, ne de Türk yetkililer yurtdışındakilerin sorunlarını gerektiği şekilde ciddiye almıyor.

Engellilerin hali

KADİR Taçgın (emekli): 33 yıldır Almanya’da yaşıyorum. Doğuştan engelliyim. Almanya’da binlerce Türk engelli var. Engelli Türklerin sorunları ne doğru dürüst biliniyor, ne de herhangi bir kurum tarafından gündeme getiriliyor. Konsolosluk yetkilileri cezaevlerinde yatanları ziyaret ettikleri gibi bizleri ziyaret etmiyorlar; STÖ’ler de duyarsız.

Oy kullanmada Irak kadar olamıyoruz

MEHMET Şimşit (Yüzenada Derneği Başkanı): Ne yazık ki göçün neredeyse 50. yılında, ilk yılında olduğu gibi sahipsiziz. Kim bizi temsil ediyor, kim sorunlarımızla ilgileniyor? Bir bakanlık bile yok. Ne Türkiye’deki, ne Almanya’daki siyasetçiler ciddi bir biçimde Türklerin sorunlarıyla ilgilenmiyor. Ben 44 yaşındayım, her iki ülkede de şimdiye kadar oy kullanmadım. Ülkem bana bu hakkı çok görüyorsa, ben bunu beni ’yabancı’ olarak gören Almanya’dan nasıl talep edebilirim ki? Bulgaristan ve Irak’tan utanmak gerekiyor.

Bürokrasi bezdiriyor

ABDULLAH Sertdemirel (İşçi): Türkiye’deki bürokrasi insanı bezdiriyor. Polis memurlarından, devlet dairesindeki memurlara kadar birçoğunun kaba davranması, insanlara adeta hayvan muamelesi yapması beni çok öfkelendiriyor. Türkiye’de temiz siyasetçiler istiyoruz.

Dönerin ismini yasaklıyorlar

SÜLEYMAN Kayhan (şair): Almanya’da Türkler ezilmeye çalışılıyor. Örneğin, Hürriyet’te geniş haberler çıktı, ’döner’ adını dahi yasaklamak istiyorlar. Bunu başkalarına kesinlikle yapamazlar. Örneğin, İtalyan ’pizza’sının adını değiştirebilirler mi? Mümkün değil. Türklerin en büyük eksikliği, iyi örgütlenmemiş ve sahte derneklerin kurbanı olmaları...

Kriz

MUTLU Yılmaz (toptancı): Hamburg halinde toptancılık yapıyoruz. Orada birçok Türk şirketi var. Türkiye’den ithal edilen gıda ürünlerini pazarlıyoruz. Kriz henüz bizde pek hissedilmiyor.

Hürriyet

Yorumlar-Sorular ve Cevaplar
Bu dökümana henüz yorum yapılmamış, aşağıdaki formdan yorumunuzu ekleyebilirsiniz.
Yorum-Soru Ekleyin
Başlık
Yorum-Soru
Ad Soyadınız - Şehir
Mail
Mesleğiniz
Beni hatirla
Yeni bir yorum-soru geldiginde haber verin.

.ıIIı.İşçiler.Net.ıIIı.
©2005-2009




Sitemiz tüm ekran çözünürlüklerinde en iyi şekilde görüntülenmektedir fakat İnternet Tarayıcı olarak Google Chrome ve İnternet Explorer 6.0 ve üzeri tarayıcılarla en iyi şekilde görüntülenmektedir.Özellikle Firefox ile sitemizde sorunlar yaşayabilirsiniz. Sitemizde, Google geliştiriciler için, çerez uygulaması yapılmaktadır.

İletişim | Sitene ekle | Künye |RSS|Site Map| ©2006 - 2009 .ıIIı.İşçiler.Net.ıIIı.

İhlas Haber AjansıAnadolu AjansıCihan Haber AjansıBu Site İnternet Medyası Derneği ÜyesidirSon Güncelleme Tarihi: 09.02.2010 Salı