|
|
|
|
Dün Sayın Başbakan Recep Tayyip Erdoğan kendisini, Kimsesizlerin Kimsesi diye nitelendirdi.
Bir gazetecinin "Bugün yemin edecek olan Obama'dan ne bekliyorsunuz?" sorusuna Erdoğan'ın yanıtı: "Obama'dan kimsesizlerin kimsesi olmasını bekliyorum" oldu. Bugün gazetesi muhabirinin, “Sizin gibi olmasını istiyorsunuz yani” sözlerine gülerek, “Teşekkür ediyorum. Sağolun” karşılığını verdi. Yani ben Türkiye'nin Allah (cc)'ı oldum ondan da Amerika'nın Allah'ı (cc) olmasını bekliyorum mu demeye getirdi ?
Hepimizin de bildiği gibi Kimsesizlerin Kimsesi Yüce Rabbimizden başkası değildir ve sadece O'nun (cc) için Kimsesizlerin Kimsesi denir. Bir insanoğlu şayet kendine böyle bir yakıştırma yapmaya çalışıyorsa bu şirkten, Allah'a (cc) eş koşmaktan başka birşey olamaz.
Kaldı ki şu an Batman'da 81 geçici işçi kardeşimiz ve aileleri donma eylemi başlatmışlar ve kurdukları çadır senin bürokratların tarafından zorla söktürüldü. Kaç gündür, eylemlerini sürdürüyorlar. Ne için ? Evlerine bir dilim ekmek götürebilmek için. Sen ne yaptın peki? Sizin sorunlarınız için yapabileceğimiz hiçbirşey yok deyip başından atmadın mı? Sadece onlar mı ? Türkiye'de ne kadar hakkı yenen kimsesiz var bunu ne bizim saymaya gücümüz yeter, ne de senin onlara Kimsesizlerin Kimsesi olmaya gücün yeter. Sen kimsin ki; kendini Kimsesizlerin Kimsesi olarak görebiliyorsun. Hadi be sen de...
Bu konuda değil çok sevdiğimiz Başbakanımız, canımız,babamız bile aynı hataya düşmüş olsa, aynı şekilde O'nu da uyarmak boynumuzun borcu olmalıdır ve öyledir de.
Bugün de yine Ticaret ve Sanayi Bakanı Zafer Çağlayan'ın, bağışlayıcılık konusunda Allah (cc) ile bankacıları aynı kefeye koymaya çalışmakta olduğunu acı ile izledik.
O zaman bankaların bundan böyle kredi sözleşmelerinin en başına "Rahman ve Rahim Olan Banka" diye yazmalarında herhangi bir sakınca olmayacaktır. Hatta zaten bağışladıkları için sizin söyleminiz doğrultusunda bu cümleyi yazmak, bankaların en doğal hakkı olmalıdır. Birilerin birilerini bağışlamaları söz konusu olduğunda illa Allah'ın (cc) bağışlayıcılık sıfatıyla özdeşleştirmek zorunda mısın kardeşim.
Bu iki dengesiz hareket konusunda iki büyüğümüzden de hem halkımızdan özür dilemelerini hem de tövbe edip Allah'a (cc) sığınmalarını önemle öneriyoruz.
Konuyla ilgili güzel bir şiir
Ey kimsesizler kimsesi ,
Sensin kimsesizlerin kimsesi,
Kimse yoktur kimsesiz ! …
Kimsesizlere kimse olmak..
Yaradan’a hastır ancak,
Her an,her yerde hazır,
Aynı anda,tüm kullara nazır..
Tüm ümitlerin bittiği anda,
En kötü günde,dermanın tükendiği zamanda
Umut onda,derman onda..
Sen ey çaresiz insan !
Sen ey,kimsesiz garip,
Sen ey dizleri titreyen ihtiyar,
Ve sen ey yetim yavru..
Sen sarhoş,sen berduş,keş,esrarkeş,
Kumarbaz,fahişe ve,
Günah deryasında boğuldum diyenler..
Günahınız ne kadar çok olursa olsun,
Onun rahmet deryası daha geniştir
Umudum kalmadı diyenler,
Uçurumun eşiğine gelenler,
Kimsesiz,çaresiz,derbederler
Sözüm hepinize
Yapışın ‘’Allah’ın ipi’’ne,
Çare de o,derman da,
Hakim de o,hekim de..
Kimsesizlere kimse,
Gerçek dost,gerçek sevgili,
Diğerleri hep yalan,dünya gibi
Tut elimden gerçek dost,
Medet ey en sevgili…
Şiir: Eşref Abdullah
Sanayi ve Ticaret Bakanı Zafer Çağlayan, Sicil Affı’nın geçtiğimiz günlerde yasalaştığını hatırlattı ve “Fantazi olsun diye kanun çıkarılmaz. Merkez Bankası ve tüm bankalarımızı vicdani davranmaya davet ediyorum. Allah (cc) Affediyor. Umarım bankalar da affedecektir” dedi.
TÜGİK, “haberi kaynağından al” felsefesi ile hazırlamış olduğu ‘Genç İşadamları Soruyor' toplantısında konuşma yapan Bakan Çağlayan, İstanbul Diş Ticaret Kompleksi’nde gerçekleştirilen toplantıda küresel krizin Türk sanayine etkileri ve bu süreçte Bakanlık ve hükümet olarak aldıkları ve alacakları tedbirleri değerlendirdi.
Toplantıda genç işadamlarının Sicil Affı’na ilişkin sorularını yanıtlayan Bakan Çağlayan, geçtiğimiz günlerde Sicil Affı’na ilişkin düzenlemenin yapıldığını, bundan sonrasının başta Merkez Bankası olmak üzere tüm bankalarda olduğunu söyledi. Çağlayan konuya ilişkin şunları söyledi:
“Bizim orada (Muş’ta) ‘Eleği bahane edip, suya neden gidiyorsun’ derler. Burada artık bahane kalmadı. Borç ödenmiş ise, bu kişin sicil kaydı temizlenecek. Kanunlar riayet edilmesi içindir. Sırf fantazi olsun diye kanun çıkartılmaz. Böyle bir kanun çıkarıldı ise, buna başta Merkez Bankası olmak üzere tüm bankalar uymak durumundadır” dedi. Bakan Çağlayan ayrıca, bayta MB olmak üzere tüm bankaları vicdani hareket etmeye davet ederken, “Allah (cc) affediyor, umarım bankalar da affedecektir.”
"ŞİRKET BİRLEŞMELERINDE ARTI VERGİ YÜKÜ YOK"
Çağlayan, şirket birleşmelerine ilişkin yaptıkları çalışmalara da değinerek Türkiye’deki şirketlerin önemli bir kısmının küçük ölçekli olduğunu ve bu ölçeklerin büyütülmesi gerektiğini vurguladı. Artık tüm işletme sahiplerinin ‘küçük olsun, benim olsun’ mantığını terk etmesi gerektiğine de dikkat çeken Bakan Çağlayan, “Bunun önüne geçmeliyiz. Bakanlık olarak firmaları güçlü kılmamız için şirket birleşmelerini destekleşecek çalışmalar yapıyoruz. Özellikle KOBİ kuruluşlarımızın birleşmeleri noktasında her türlü yasal mevzuat ile ilgili kolaylıklar sağlayacağız. Şirket birleşmelerine sıcak bakan işletmelerimize yeni vergi yükümlülükleri getirmeyeceğiz. Kısa, orta ve uzun vadeli bir çalışmayı önümüzdeki günlerde Türkiye gündemine sunacağız” dedi.
"TEDBİR PAKETİ DİYE TUTURMAYIN"
İş dünyasının yeni bir tedbir paketi beklentisi içerisine girdiğini ve bunu doğru bulmadığını ifade eden Bakan Çağlayan, “Kriz var ve 6 ay sıkıntılı geçecek. Hazırlıklı olmalıyız. Ümit ediyoruz kriz 3. çeyrekten itibaren artık Türkiye’den çıkmaya başlayacaktır. Ancak iş dünyası bir tedbir paketi beklentisi içerisindedir. Bunu doğru bulmuyoruz. Bu krizi Almanya ayrı Türkiye ayrı yaşamaktadır. Ve alınan tedbir paketleri ülkelere göre değişkendir. Bizden dünya ile aynı tedbirleri almamız beklenmemeli. Kaldı ki, biz hükümet olarak gerekli tedbirleri daha önce açıkladık” diye konuştu.
"OTOMOTİV İLE İLGİLİ EYLEM PLANI HAZIR"
Bakan Çağlayan, otomotiv sektörüne yönelik eylem planının Ekonomi Koordinasyon Kurulu’nda tamamlandığını ve Hazine, Maliye ve ilgili bakanlıklarla birlikte yakında masaya yatırılacağını ifade ederek “Sektöründeki iç pazarı kuvvetlendirecek A, B ve C tedbirlerini alıyoruz. Bu tedbirler içerisinde sadece mali tedbirler yok. Kısa, orta ve uzun vadeli gerek mevzuat gerek mali ve gerekse de hukuki tedbirler hazırladık” dedi
"DAMARDAN SERUM ALMADAN İYİLEŞMEMİZ MÜMKÜN DEĞİL"
TÜGİK Genel Başkanı Hazim Sesli ise, konuşmasında, ekonomi için şok tedbirler alınmasını gerektiğini vurgulayarak, “Ekonomi için Hükümetimizden şok tedbirler bekliyoruz. Şok tedavi yapılmaz ise, hastalığımız derinleşecek ve tedaviye cevap veremez hale geleceğiz. Şok tedavi olmaz ise yatağa düşer ve iyileşmemiz imkansız hale gelir. Bizler damarlarımızdan serum istiyoruz” dedi.
“Ekonomi Koordinasyon Kurulu’nun çalışmalarına da değinen Hazim Sesli, Ekonomik Tedbir Paketi’nin, iş dünyasında heyecanlı bir bekleyişe neden olduğunu açıkladı. Sesli, “Her geçen süre belirsizliği artırmakta, insanları beklenti içerisine sürüklemektedir. Psikolojik etkisini de göz önüne alarak krizi değerlendirdiğimizde, daha derin bir boyut kazanmadan, somut ekonomik yeni tedbirleri bir an önce açıklamanızı ve ondan sonra da birer birer uygulamaya geçmenizi talep etmekteyiz” dedi. SSK priminde yapılan indirim, Sicil Affı’nın çıkartılması ve KOBİ kuruluşlarına açılan yeni kredi imkânlarının piyasanın bir nebze de olsa nefes almalarına imkan sağladığını vurgulayan Sesli, “Ancak sizler de takdir edersiniz ki, bu tedbirler Can Suyu niteliğinde, sadece işletmelerimizin günü kurtarmasını sağlamıştır. Ancak geçtiğimiz yıllarda yakaladığımız ekonomik büyümeyi yeniden görebilmemiz ve hayatımızı devam ettirebilmemiz için, kesinlikle bundan daha fazlasına ihtiyacımız var”