.ıIIı.İşçiler.Net.ıIIı.Forum

 


Bu Haberi Facebook'ta Paylas
AkParti'ye EVET
Akparti'ye HAYIR
Bakan Çelik:Emekli Maaşları düşecek diyenlere çok ağır konuşmak gerek
Ali Tezel
Ali Tezel
Bakan Çelik: Böyle, insanlarımızın ruhunu, geleceğini karartıcı, 30 sene sonrasına dönük afaki yorumlar yapmak, kime ne kazandırıyor? Bunları doğru bulmuyorum. 213 YTL aylık alınacak deniyor. Bunu kim nereden çıkardı? Bunun hesabını yapsınlar bana. Yok böyle bir şey. Bu tür yorumlara aslında daha ağır şeyler söylemek gerekir.''
  Evet, doğrusunu söylemek gerekirse, Ali Tezel kardeşimizden oraya buraya vurmadan bu hesabı hangi kriterlere dayanarak yaptığını, açıkça ortaya koymasını İşçiler.Net olarak biz de merak ediyoruz.Ne demişler biliyorsan konuş faydalansınlar,bilmiyorsan sus adam sansınlar.Seni çok iyi anlıyoruz, niyetin tamamen halis.Ama bu işler öyle televizyon programlarına çıkabilmek adına ortaya bişey atıp, vur-kaç yaparak olmaz.
  Ah be Ali kardeşim, 65 yaşından sonra sana bana 213 lira verseler ne olur 213 bin lira verseler ne?

Benim işçi kardeşlerim 500 lira asgari ücret adı altında sadakaya 1 ay köpek gibi evet köpek gibi çalışıp aldığı o parayla ev kirası,haftalık pazar parası,elektrik faturası,su faturası,doğalgaz faturası,günlük ekmek parası gibi giderlerini karşılamak zorundalar,peki ya nerde bunun akşam eve gelirken çocuklara hediyesi,nerde bunun hanımından bir tatlı yüz görebilmek için sürprizi,nerde bunun adam gibi ayda bir de olsa bir akşam yemeği için dışarı çıkışı..? Siz kalkmışsınız iki karnı tok sırtı pek ikiniz de popülist bir yaklaşımla 65 yıl sonra olacaklar hakkında ahkam kesiyorsunuz.Sayın Faruk Çelik,sayın Ali Tezel ikinize de bir çift lafım var "Bırakın bu ayakları".

Bu devlet kendi çocuklarını yılın 6 ayı çalıştırıp 6 ay sonunda sokağa atıyor.Git ne halin varsa gör diyor.Resmen kendi işçilerine git piyasayı dolandır diyor.Nasıl mı; Ey koca FaruK Çelik sen patron olsan, ben de senin kapına gelsem benim işe ihtiyacım var ama 6 ay sonra devlet beni çağırdığında oraya gitmem gerekiyor desem, eline vicdanına koy da söyle alır mısın beni işe ? Tam benden verim almaya başlayacağın 6 ayın sonunda seni yarı yolda bırakacak birini işe alır mısın ? E peki diyelim ki ben sana 6 ay sonra işi bırakacağımı söylemedim.6 ay sonra seni yüzüstü bıraktığım zaman bir dahaki sene sen beni bir daha işe alır mısın? O zaman demek ki her sene ben bir patronu kandırmak zorunda kalacağım. Hem yalan söyleyip kendime olan saygımın yok olmasına yol açacağım,hem patronumu dolandırmış olacağım.Yani uzun lafın kısası benim devletim benim geçici işçi kardeşime kelimenin tam anlamıyla git dolandırıcılık yap diyor, benim geçici işçi kardeşimi resmen suça teşvik ediyor.

Bu devlet öyle bir devlet ki; bir kamu kurumu,özel sektörden ihale ile hizmet alımı yapıyor.Ve bu hizmet alım işini yaparken denetiminin de kendi elinde olacağını söylüyor.Ama ne yapıyor? Her yıl ihale yapıyor ve şirketlere açık kapı bırakıyor.O şirketler ne yapıyor her yıl isim değiştirerek yeni isimle ihaleye giriyor.Neden çünkü ihaleyi alan şirket başka bir şirket olduğu için benim işçi kardeşlerimin geçmiş yıldan kaynaklanan kıdem tazminatı hakkı ortadan kalkıyor.Yıllık izin hakları ortadan kalkıyor.Peki benim sevgili devletim ne yapıyor.Bu olanlara sadece göz yumuyor.Neden ? Bu olanlardan nemalanan bürokratlar yüzünden.Her gün bir haber okuyoruz şu hastanenin temizlik malzemesi ihalesinde yolsuzluk olmuş, şu hastanenin ilaç alım ihalesinde, şırınga alım ihalesinde yolsuzluk olmuş, şu karayollarında, şu vergi dairesinde, şu tapu müdürlüğünde, şu gümrükte , şu şu şu şu....Olan benim işçi kardeşime oluyor, adamlar siyasi otoriteye sığınıp öyle ya da böyle aklanıyor.Ya da hukuki yetersizlikler yüzünden suçları zaman aşımına uğruyor.Benim işçi kardeşimin kıdem tazminatı, izin hakları , sosyal hakları da yol,su rüşvet olarak ilgili yerlere gidiyor.

Bu devlet öyle bir devlet ki; kurum amirleri olsun, memurlar olsun şahıslarına tahsis edilmiş özel odalarında yasak olmasına rağmen fosur fosur sigara tüttürüyorlar,hatta kurum amirlerinin odalarındaki küllükler yerinden bile kımıldamamış.Ama söz konusu benim işçi kardeşim olunca kapının önüne çıkıp sigara içmesi bile göze batıyor.İşten atılma sebebi diye kardeşlerimin üzerinde tahakküm altına alınmak için bir bahane olarak kulllanılıyor.

Daha sayılacak o kadar sorunu varken benim işçi kardeşlerimin, oturup da bunları deşmek, bunlara çözüm önerileri getirmek varken siz iki karnı tok sırtı pek 65 yıl sonra olacaklar hakkında ahkam kesiyorsunuz.

Ne diyelim Allah size akıl fikir versin,benim işçi kardeşlerime de sadece Allah yardım etsin.Çünkü onu kollayacak tek dayanağı "O" gibi görünüyor.
.ıIIı.İşçiler.Net.ıIIı.


Bakan Çelik'e "emekli maaşlarının 213 YTL'ye düşeceği" söylentisi soruldu. İşte cevabı...

Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Faruk Çelik, ''Sosyal Güvenlik Reformu'yla ilgili maalesef kendilerini uzman diye tanıtanlar, bu kadar önemli bir yasal düzenlemeyi halkın kafasını karıştıracak şekilde takdim etmek için çok gayret sarf ettiler ve yazık ettiler'' dedi.

Bakan Çelik, Artvin'deki programına katılmak için hava yoluyla geldiği Trabzon'da, gazetecilerin sorularını yanıtladı.

Çelik, gazetecilerin, ''Sosyal Güvenlik Reformu'nun yürürlüğe girmesiyle, emekli maaşlarının 213 YTL'ye düşeceği yönünde söylemler var. Ne diyorsunuz?'' şeklindeki sorusu üzerine, ''Sosyal Güvenlik Reformu'yla ilgili maalesef kendilerini uzman diye tanıtanlar, bu kadar önemli bir yasal düzenlemeyi halkın kafasını karıştıracak şekilde takdim etmek için çok gayret sarf ettiler ve yazık ettiler. Bu yasa önemli bir düzenlemedir'' şeklinde konuştu.

Yasaya özü itibarıyla bakmak gerektiğini ve bu yasayı eski yasayla mukayese etmenin doğru olmadığını ifade eden Çelik, sözlerine şöyle devam etti:

''Eski yasayla mukayese edilecekse, eski yasa devam etseydi. Demek ki hem kamu, hem vatandaşlarımız açısından memnuniyetsizlik vardı ki, böyle bir yasa, böyle bir reform gerçekleştirildi. Reform bütünlüğü içinde olaya bakıldığı zaman emekli maaşlarının düşmesi gibi bir şey söz konusu değildir. Reformun çıkışıyla, mevcut yasanın olaya bakış açısında fark var. Örnek vereyim; 1 Ekim öncesindeki yasa kısa süreli çalışıp, genç yaşta emekli olup gitmeyi, az prim ödemeyi, az çalışmayı, çok yatmayı ön görüyordu.

Yeni yasa ise dünyada olduğu gibi çalışmayı, zaman içinde çok prim ödemeyi, çok aylık almayı getiriyor. Bu yasaları mukayese ederek, bir yere varmak mümkün değil. Bu yasaya kendi açısından bakmak gerekiyor. Türkiye eskiyi terk etti, terk etmesi gerekirdi. Yenisi bekleniyordu, yenisi geldi. Ne olur biraz da memleketin aydınlık geleceği gözüyle bakalım. Böyle, insanlarımızın ruhunu, geleceğini karartıcı, 30 sene sonrasına dönük afaki yorumlar yapmak, kime ne kazandırıyor? Bunları doğru bulmuyorum. 213 YTL aylık alınacak deniyor. Bunu kim nereden çıkardı? Bunun hesabını yapsınlar bana. Yok böyle bir şey. Bu tür yorumlara aslında daha ağır şeyler söylemek gerekir.''
AA
 
Yorumlar-Sorular ve Cevaplar
Bu dökümana henüz yorum yapılmamış, aşağıdaki formdan yorumunuzu ekleyebilirsiniz.
Yorum-Soru Ekleyin
Başlık
Yorum-Soru
Ad Soyadınız - Şehir
Mail
Mesleğiniz
Beni hatirla
Yeni bir yorum-soru geldiginde haber verin.

.ıIIı.İşçiler.Net.ıIIı.
©2005-2009




Sitemiz tüm ekran çözünürlüklerinde en iyi şekilde görüntülenmektedir fakat İnternet Tarayıcı olarak Google Chrome ve İnternet Explorer 6.0 ve üzeri tarayıcılarla en iyi şekilde görüntülenmektedir.Özellikle Firefox ile sitemizde sorunlar yaşayabilirsiniz. Sitemizde, Google geliştiriciler için, çerez uygulaması yapılmaktadır.

İletişim | Sitene ekle | Künye |RSS|Site Map| ©2006 - 2009 .ıIIı.İşçiler.Net.ıIIı.

İhlas Haber AjansıAnadolu AjansıCihan Haber AjansıBu Site İnternet Medyası Derneği ÜyesidirSon Güncelleme Tarihi: 09.02.2010 Salı