|
|
| |||
|
![]() |
![]() |
Özel Haber
|
Son zamanlarda özürlü işçi kardeşlerimizden devletin,daha doğrusu kamu kurumlarının yapmış oldukları büyük bir yanlışlığı ortaya çıkaran mailler almaktayız.Bunun üzerine İşçiler.Net olarak sosyal sorumluluk olarak hissettiğimiz bu konuyu değerlendirmeyi uygun bulduk.
Evet yanlış duymadınız, Kamu Kurumları normal çalışan işçi sayılarına göre , özürlü ve eski hükümlü çalışan açığı olmasına rağmen ,söz konusu bu işçileri 5620 sayılı kanunu öne sürerek (ilgili kanunda olumlu ya da olumsuz hiçbir yaptırım öngören madde ya da fıkra bulunmamasına rağmen) iş akidlerini askıya almak suretiyle kış ortasında kelimenin tam anlamıyla kapının önüne koyuyorlar.
İşin kötüsü bu Kamu Kurumları bu özürlü kardeşlerimizin iş akidlerini askıya almalarına rağmen ,Türkiye İş Kurumuna her ay vermek zorunda oldukları aylık normal statüdeki işçi sayılarıyla ,bu sayıya istinaden çalıştırdıkları özürlü ve eski hükümlü sayılarına ilişkin çizelgelerde,bu özürlü kardeşlerimizi fiilen çalıştırılmadıkları halde çalıştırılıyorlarmış gibi gösterilerek vermekteler.
Dahası , bu konuyu ilgili Türkiye İş Kurumu yetkililerine bildirmemize rağmen denetleme ve ceza kesme yetkilisi olan Türkiye İş Kurumu kılını bile kıpırdatmamıştır.
Bilindiği gibi 50 ve üzeri işçi çalıştıran kamu ve özel kurumlarda her yıl Bakanlar Kurulunun belirlediği oranlarda Özürlü ve Eski Hükümlü işçi çalıştırmak zorunlu.Bakanlar Kurulumuzun aldığı en son karar göre de bu oran %4 özürlü ve %2 eski hükümlü olarak belirlenmiştir.
Çalıştırılan işçi sayılarına göre bu oranların nasıl hesaplanacağı da hem ilgili yönetmelikte hem de yine aynı Bakanlar Kurulu Kararında açık bir şekilde belirtilmiştir.
Buna göre il bazında 50 ve üzeri işçi çalıştıran tüm kamu ve özel işletmelerin hesaplarını buna göre yapmaları ve bu oranda özürlü ve eski hükümlü işçi çalıştırmaları zorunlu hale gelmektedir.
Yalnız en son çıkan 5620 sayılı kanunu öne sürerek 2006 yılında 6 aylık çalışma süresini doldurmamış olan özürlü işçi kardeşlerimize karşı haksız bir uygulama var.
5620 sayılı kanun çıkmadan önceki uygulama şöyle idi;
Mevsim dışı zamanlarda işçi sayısı azaldığından buna paralel olarak ilgili kurumlar özürlü ve eski hükümlü sayılarını da o oranda belirleyip fazla olan sayıdaki özürlü ve eski hükümlü işçi kardeşimizi de diğer mevsimlik işçi kardeşimiz gibi askıya almakta idiler.Her ne kadar bu uygulamayı da özürlü işçi kardeşlerimizi mağdur eden bir uygulama olduğundan dolayı onaylamasak da kanunen makul çerçevelere oturduğunu düşündüğümüzden ses çıkaramamaktaydık.
5620 sayılı kanun çıktıktan sonra ise;
Bu bahsettiğimiz normal statüdeki mevsimlik işçilerin hemen hemen hepsi kadrolu işçi statüsü kazandılar ve il bazında kurumlarda çalışan işçi sayıları sabit hale geldi.
Fakat bazı kamu kurumları yeni çıkan 5620 sayılı kanunu öne sürüp 2006 yılında 6 ayını doldurmadı diye özürlü işçi kardeşlerimizi sizi 6 aydan fazla çalıştıramayız deyip bu süre sonunda kapı önüne koyma yoluna gitmektedirler.İlgili kurum amirlerine,siz bu özürlü işçi kardeşlerimizi çıkardığınız zaman geride kalan normal statüdeki işçi sayısına göre özürlü ve eski hükümlü işçi açığınız oluşmakta bunu nasıl açıklayacaksınız diye sorduğumuzda ise onların iş akidlerini askıda beklettiğimiz dönemlerde de İşkur’a çalışıyormuş gibi göstererek listeleri ona göre hazırlamaktayız denmekte.
Fakat biz hem 5620 sayılı kanunu incelediğimizde özürlü ve eski hükümlüler için yaptırım uygulatacak herhangi bir madde göremedik.Göremedik çünkü 5620 sayılı kanunda öyle bir madde yok.
Ve ayrıca özürlü kardeşlerimiz onların çalıştırılma esaslarını düzenleyen hem İşKanunumuzun 30. maddesi hem de özel Bakanlar Kurulu kararına göre çalıştırılmaktalar.Yani Devlet tarafından özellikle başkaca bir yaptırım uygulayan bir kanun ya da Bakanlar Kurulu Kararı çıkarılmadığı sürece mevcut hükümler doğrultusunda hareket edilmesi kanuna en uygun hareket olacaktır.
İlgili yöneticilerle gayri resmi konuşmalarımızdan da onların da bir çıkmaz içinde olduklarını fakat onlar (Kurum Amirleri) ve çok sevdikleri koltukları için bu yolun uygulanması en kolay yol olduğu için bu şekilde bir uygulama yoluna gittiklerini anlıyoruz.
Bu kurumlara yapmış oldukları uygulamanın yanlış olduğunu bir kere daha hatırlatıyoruz ve çalıştırdıkları işçi sayısına paralel olarak özürlü ve eski hükümlü kontenjanlarını özürlü ve eski hükümlü işçi kardeşlerimizi fiilen çalıştımak suretiyle doldurmaları gerektiğini aksi halde hem kanuna uygun hareket etmemiş olacaklarını hem de İşkur’un bu kontenjanı doldurmayan işletmeler için uyguladığı cezai yaptırımlara maruz kalacaklarını bilmelerini istiyoruz.
Sırasıyla ilgili konularda İşkur’un da internet sitesinde halen yayınlanmakta olan aşağıdaki tüm kanun,bakanlar kurulu kararı,yönetmelik ve tebliği de incelendiğinde hiçbirinde özürlü ve eski hükümleri geçici,mevsimlik yada kısmi süreli çalıştırılabilineceği yönünde tek bir madde ya da fıkra bulunmamasına rağmen bu uygulamayı yapan tüm kurum amirlerini görevlerini kanuna uygun yapmaya ve eksik özürlü ve eski hükümlü işçi çalıştıran işyerlerini denetleyip gerekli cezaları vermesi yönünde İşkur Yöneticilerini göreve davet ediyoruz.
Ve ayrıca konuyla ilgili,kanunsuz yapılan bu uygulama neticesinde iş akidleri askıda kaldığı süreler içerisinde evlerine ekmek götüremeyen özürlü ve eski hükümlü işçi kardeşlerimizin haklarının tazminiyle birlikte mağduriyetlerinin giderilmesi için özellikle Sevgili Başbakanımız Recep Tayip Erdoğan’dan görevini yapmayan ilgili Kurum Amirleri ve denetleme ve ceza kesme görevlerini yerine getirmeyen İşkur Yetkilileri hakkında inceleme başlatmasını rica ediyoruz.
İlgili Kanun,Yönetmelik ve Tebliğler;
1-) İŞKANUNU
3-)Özürlü, Eski Hükümlü ve Terör Mağdurlarının İstihdamı Hakkındaki Usul ve Esaslara İlişkin Tebliğ
4-) KAMU KURUM VE KURULUŞLARINDA İŞÇİ OLARAK İSTİHDAM EDİLECEK
ÖZÜRLÜ VE ESKİ HÜKÜMLÜLERE UYGULANACAK
Saygılarımızla,