4857 Sayılı İş Kanunu

İŞÇİLERİN EN BÜYÜK SORUNU ?
Asgari Ücret
Sigortasız Çalıştırılma
Pasif Sendikalar
Psikolojik Baskı
Kurumlararası Geçiş
Tayin
6 Ay Çalış 6 Ay Yat
İşçi - Memur Ayrımı
Sağlıksız İş Ortamı
Kıdem Tazminatı Hakkı
4 - C Zûlmü


Ev almak istiyor musunuz?
Yiğit BULUT
Yiğit BULUT
İstiyorsunuz! Peki verdiğiniz kararın “aslında gayrimenkul” ile ilgili olmadığının, finans piyasalarının “bütün dinamiklerini” kullanmak zorunda olduğunuzu biliyor musunuz!

Sevgili dostlar, çervremde hep aynı soru var; fiyatlar çok düştü, bu fiyatlardan ev alınır mı! Konu bana göre çok önemli. Türk geleneklerine ve yaşam tarzımıza göre “ev almak” diğer alım kararlarımızdan çok daha önemli. Peki bu kararı nasıl veriyoruz? Şimdilerde ne yapmalıyız?

Sevgili dostlar, hepimiz “ev almak” istiyoruz ama “değişen dünya düzeninde” özellikle “birçok değişkenin aynı anda analiz edilmesi” gereken sistem içinde, bunun “finansal bir karar” olduğunu atlıyoruz. Bu noktada konuyu bir tez cümlesi haline getirelim; “ev almak, parayı vermekle veya borçlanmakla” bitecek kadar basit bir süreç değildir. Dinamiğe “finansal denklemin” bütün bileşenleri ile bakmak ve her açıdan sorgulamak gerekir...

Tez cümlesini açalım, örneklemeler ile devam edelim ve alım yapmak isteyenleri “davranış biçimlerine göre” ayıralım...

Soralım; siz de kendinizi aşağıdaki bir “tanım içinde bulabilirsiniz...”

1- Emlak değerlerin, ‘salt emlak gerçeklere dayanan’ detaylardan dolayı prim yapıp yapmayacağı sorgulanabilir. Bu ne demek? Sadece fiyatlara bakar ve yaptığınız alımın değerlenme sürecini sorgulayabilirsiniz.

2- Alıma karar verildiğinde veya alım şartları sorgulanırken ‘ödeme, borçlanma cinsi-planı, paranın fırsat değeri, diğer piyasalarda nasıl değerlendirilebileceği’ gibi detayları sorgulayabilir ve “sorgulamayı” tek boyutlu bir yapıdan “çok boyutlu bir denkleme” dönüştürebilirsiniz.

3- Bütün bu “gelişmiş bakış açısına” kendi sosyal-ekonomik gerçeklerinizi ekler ve senteze ulaşabilirsiniz. En doğru kararlar “ikinci tip yatırımcının” kendi gerçeklerini son halkada analize ekleyip senteze varmasıyla verilir. Bu noktada bir daha soralım; “olaya tek boyutlu” bir açıdan bakan ile, “çok boyutlu” bir algılama ile sorgulayan bir “alıcı” arasında, süreç olarak nasıl bir fark oluşur? İki sanal “alıcı” yaratalım ve devam edelim...

1- Sadece “fiyat-prim yapma potansiyeli odaklı” bir alıcı olan yatırımcı nasıl hareket eder?

Odaklanma sadece ‘emlak değerler’ prim yapar mı? sorusu üzerinde oluşur ve ‘salt alım-satım farkına’ dayanan senaryolar kurgulanırken, ‘borçlanma detayları, finans piyasalarındaki potansiyel dalgalanmalar, paranın fırsat getirisi’ gibi kavramlar göz ardı edilir. Örnek: bu tip bir alıcı sadece “fiyat, yer, prim” gibi bileşenleri sorgular.

2- Olaya çok boyutlu bakan bir yatırımcı ne yapar?

Evi bulur, prim potansiyelini sorgular ve karar aşamasında devreye “dolar mı, YTL mi yoksa euro mu borçlanmalı?” veya “Şimdi alım ile sonrası alım arasında düşen faiz-artan fiyat denklemi sonuca nasıl yansır” gibi ayrımlar girer.

Sonuç: Ev almak kavramını kendi dinamikleri içinde tek başına değerlendirmek eksik bir yapıdır ve küreselleşen dünya düzeninde, gittikçe hassaslaşan “finansal dinamikler” eşliğinde “sadece” alınanın değerine ve prim potansiyeline göre verilen her karar eksiktir.

Son söz: Ev almak istiyorsanız; bugünden “yaz başına kadar” fiyatların dip olması açısından en uygun dönem olacağını düşünüyorum. Lütfen dikkat edin; en uygun dönem “oldu” yazmadım, “olacağını” diye belirttim!
.ıIIı.İşçiler.Net.ıIIı.
Yorumlar-Sorular ve Cevaplar
Bu dökümana henüz yorum yapılmamış, aşağıdaki formdan yorumunuzu ekleyebilirsiniz.
Yorum-Soru Ekleyin
Başlık
Yorum-Soru
Ad Soyadınız - Şehir
Mail
Mesleğiniz
Beni hatirla
Yeni bir yorum-soru geldiginde haber verin.

Sitemizdeki Tüm Bilgi ve Belgeler Paylaşım Amaçlıdır.İsteyen İstediğini İstediği Yerde Yayınlayabilir.