|
|
|
|
Yüzde 85 ihracat şartı
Bugün TBMM’de 7 maddesi daha görüşülecek yasayla krizin ortasında bir yanlıştan dönülüyor. Hükümet tasarıyla serbest bölgelerdeki üretici şirketlerde çalışan personelin gelir vergisi stopajı muafiyetini sürdürüyor. Ancak bunu yaparken de muafiyetin devamı için üretimden yapılan satışların yüzde 85 gibi çok yüksek bir oranının yurtdışına olması yani ihracat şartını getiriyor. Dış ticaret uzmanları Türkiye’nin en önemli ihraç pazarı AB ülkelerinde başlayan durgunluğun ihracatı zorlaştırdığı bir dönmede yüzde 85’lik oranın yakalanmasının güç olduğunu söylüyor. Serbest bölgelerde üretim yapan şirketler de aynı görüşte.
Uzmanlar yüzde 85’lik oranın sakıncalarını şöyle dile getiriyor:
“Bu durum kanun öncesinde bölgeye yatırım yapmış ve yurtiçine yönelik satışları da bulunan firmalar açısından bir hak kaybı yaratmaktadır. Ayrıca şirketler dönem başında, ürettikleri malların ne kadarının yurtiçine, ne kadarının yurtdışına satılabileceği hususunda belirsizlik yaşayacaklardır. Bu vergilerin yıl sonunda tahsil edilebilir olması da konuyu tam olarak çözmeye yetmeyecektir. Çünkü yıl içinde işten ayrılan personel için gelir vergisi stopajı ödenmemesi halinde, bu tutar işçinin maaşına eklenecektir. Yıl sonunda yüzde 85’lik orana ulaşılamaması halinde, işten ayrılmış olan personelden ne şekilde ve nasıl tahsil edilebileceği soru işaretidir. Tersi durumda da başlangıçta kesilmiş gelir vergisi stopajının iadesinde ve özellikle de işten ayrılan personele ödenmesinde sorunlar açığa çıkacaktır.
Kısaca, istihdam edilen personel için gelir vergisi stopajı ödenip ödenmeyeceği ancak yıl sonunda belli olabilmektedir. Bu durum, serbest bölgelerdeki firmaların işçilik maliyetlerini hesaplayamamasına yol açtığı gibi uygulamada da ciddi problemler doğuracaktır”.
Tasarı serbest bölgeleri kuran ve işleten şirketlerdeki çalışanları da cezalandırıyor. Çünkü bu şirketlerin çalışanları tasarı mevcut haliyle yasalaşırsa yani serbest bölgedeki üretici şirketlerin çalışanları yüzde 85’lik ihracat oranını tutturarak muafiyetten yararlansalar bile 1 Ocak 2009’dan itibaren gelir vergisi ödemeye başlayacak. Bu durum yanyana çalışanlar arasında büyük bir haksızlığa neden olacak.
Kullanım süresi artıyor
Tasarı bu çok büyük olumsuzluğun yanısıra bazı olumlu düzenlemeleri de bünyesinde barındırıyor. Bunlar arasında kurumlar arasında uyumu sağlamak için Serbest Bölgeler Koordinasyon Kurulu kurulacak olması, serbest bölgelerdeki arazi, fabrika ve arsaları 49 yıla kadar kullanım hakkı verilmesi, Gümrük Kanunu’nun Serbest Bölgeler Kanunu’na aykırı hükümleri AB’ye tam üyeliğe kadar uygulanmayacak olması,serbest bölgelerdeki işlemlerde damga vergisi ve harç alınmayacak olması var.