4857 Sayılı İş Kanunu

İŞÇİLERİN EN BÜYÜK SORUNU ?
Asgari Ücret
Sigortasız Çalıştırılma
Pasif Sendikalar
Psikolojik Baskı
Kurumlararası Geçiş
Tayin
6 Ay Çalış 6 Ay Yat
İşçi - Memur Ayrımı
Sağlıksız İş Ortamı
Kıdem Tazminatı Hakkı
4 - C Zûlmü


Konyalı işçiden Mobbing (İşyerinde Psikolojik Baskı) davası
KONYA'da bir ilaç firmasında çalışırken haksız yere işten çıkarıldığını öne süren ilaç mümessili 40 yaşındaki Metin Erkul, Mobbing (Psikolojik Taciz) davası açtı. Dünyada birçok ülkede hukuk sisteminde yer alan Mobbing, Türkiye'de 2008 yılı Aralık ayında, TBMM Adalet Komisyonu'nun Türk Borçlar Kanunu Tasarısı'ndaki düzenlemesi ile hukuk sistemine alınmıştı.

İlaç mümessili olarak görev yaptığı firmadan 2006 yılında haksız gerekçelerle işten çıkarıldığını ve psikolojik taciz gördüğünü öne süren Metin Erkul, geçen aralık ayında kanunda yapılan değişikliğe dayanarak, Konya 3'üncü İş Mahkemesi'ne dava açtı. Davayı kabul eden mahkeme ilk duruşma tarihi olarak 26 Şubat tarihini belirledi.

Konuyla İlgili Diğer Haberler

MOBBİNG DAVASI (İşyerinde Psikolojik Baskı Davası)
İşyerinde kişilik haklarına saldırı niteliği taşıyan davranışların yapıldığını somut deliller ile kanıtladığını ve bunları mahkemeye sunacağını iddia eden, evli ve 3 çocuk babası Metin Erkul, yaşadıklarını şöyle anlattı:
“En son ayrıldığım şirkette 1996-2006 yılları arasında çalıştım. 3 yıldır bir iş bulamadım. Halen işsizim. Eşim de çalışmıyor. 3 yıldır işyerimden aldığım tazminat, sattığım arabam ve çektiğim tüketici kredisi ile geçiniyorum. Şu anda tüm param bitti. Bu firmaya çok ciddi kariyer beklentileri ile girmiştim ve bu vaatlerle işe alınmıştım. Firmada işe girdiğim andan itibaren sürekli, farklı alanlarda farklı şekillerde insanların psikolojik ve fiziksel olarak başarısızlıklarını yüzlerine vurmak suretiyle kendilerine olan güvenlerini ve mesleğe olan ilgi ve alakalarını kaybettirmeye yönelik davranışlar vardı. Psikolojik bunaltma dönemi 2006 yılında işten çıkarılmamdan önceki 3 yıllık döneme dayanıyor. Haksız ve işimin gereği olmayan nedenden dolayı sürekli eleştirilmem neticesinde 2006 yılı Mart ayından başlayan savunmalarımın alınmasıyla, aynı yıl Haziran ayında işimin sonlandırılması süreciyle tamamlandı. İşten çıkarılmama el bilgisayarı ile şirkete bağlanma sıklığımın düşük olması ve bunun şirket prosedürlerine uyumadığı gerekçe olarak gösterildi. Mevcut işten çıkarılma nedenimin geçersiz olması ile işimde yeterli ve başarılı olduğumu düşünmemden dolayı, işe iade davası açtım. Davayı yerel mahkemede kazandım. Kararı, Yargıtay da onadı. Yargıtay'ın onadığı işe iade davamda bilirkişi raporlarında çıkarılma gerekçemin işin ana esaslarına uymadığı ve geçersiz bir neden olduğu belirlendi.”


Metin Erkul, daha sonra bu dava süreci içerisinde kaybettiği kariyerini, imkanlarımı nasıl yerine koyabileceğini veya sorumlusu kendisi olmamama rağmen cezasını neden çektiğini düşünmeye başladığını söyledi. Erkul, araştırmaları sonucu Mobbing kavramını öğrendiğini belirtirken, şunları söyledi:
“En son Aralık ayında bir gazetede bu konuyla ilgili haber gördüm. Hazırlıklarımı tamamlayıp, elimdeki verileri ortaya koyduğumda benim de bir Mobbing davası açabileceğimi öğrendim. 29 Aralık'ta Konya 3'üncü İş Mahkemesi’nde davayı açtım. İlk duruşma 26 Şubat'ta gerçekleşecek. 40 yaşındayım ve 37 yaşımda 3’üncü çocuğumun dünyaya gelme arefesinde işten çıkartıldım. Gelecekle ilgili büyük planlar yaptığım dönemde bir anda kendimi işsiz buldum ve hala işsizim. Haksız bir şekilde işten çıkartıldığımı da kanıtlıyorum. Bunun bedelini en ağır şekilde ben ve ailem ödüyor. Buna neden olan kişilerin, bu uygulamayı kendilerine bir hak gibi görenlerin bir bedel ödediğini göremedim. Dolayısıyla bu dava ile adaletin yerini bulacağını düşünerek davamı açtım. Türk adaletine güvencim sonsuz.”

Değişiklik aralık ayında yapıldı

Türk Borçlar Kanunu Tasarısı'nın ‘İşçinin kişiliğinin korunması’ başlıklı maddesi, Komisyon Başkanı AKP'li Ahmet İyimaya'nın hazırladığı önergeyle yeniden yazılarak, cinsel tacizle ilgili hüküm genişletilmiş ve “İşveren, özellikle işçilerin psikolojik ve cinsel tacize uğramamaları ve bu nevi tacizlere uğramış olanların daha fazla zarar görmemeleri için gerekli önlemleri almakla yükümlüdür” diye konuştu. 2008 yılı Aralık ayında yapılan değişiklik ile cinsel taciz yanında diğer psikolojik tacizin de (Mobbing), kişilik değerlerini ihlal eden sebepler kategorisinde sayıldı.

Mobbing nedir?

Latince bir kavram olan ‘Mobbing', psikolojik şiddet, baskı, kuşatma, taciz, rahatsız etme veya sıkıntı vermek anlamına geliyor. Özellikle hiyerarşik yapılanmış grup ve kontrolün zayıf olduğu örgütlerde, gücü elinde bulunduran kişinin ya da grubun, diğerlerine psikolojik yollardan, uzun süreli sistematik baskı uygulamasına ‘Mobbing' deniliyor.

Dünya suç sayıyor

İsveç'te Mobbing, 1994 yılından itibaren İş Güvenliği ve İşçi Sağlığı Yasası kapsamında suç sayılırken, Finlandiya’da 2000 yılından beri psikolojik şiddet suçu sayılıyor. Almanya’da Mobbingin engellenememesi, işçilere yürürlükte olan toplu sözleşmeyi iptal hakkı veriyor. Fransa’da bir yıl hapis ve 15 bin Euro para cezası var. Amerika’da psikolojik taciz birçok eyalet yasasında fiziksel tacizle birlikte işyerinde şiddet kapsamında değerlendirilirken, pratikte ancak cinsiyet, ırk ve din ayrımcılığı gibi konularla ilişkili olduğu durumlarda Mobbingin cezalandırıldığı belirtiliyor. Japonya’da da Mobbing mağdurları için sendika tarafından kurulan danışma hattı, sadece 1996 yılında haziran ve ekim ayları arasında bin 700 işçiye hizmet verdi.

.ıIIı.İşçiler.Net.ıIIı.

Yorumlar-Sorular ve Cevaplar
Toplam 1 yorum, 1-1 arası gösteriliyor, yeni tarihliler sonda.
Gümrük Müsteşarlığında Mobbing?
Son aylarda Gümrük Müsteşarlığında sürekli değişiklikler var. Yapılan işin kalitesine, içeriğine yönelik tek kelimelik katkı ya da iyileştirme yok. Hepsi şekilsel ya da personel üzerine değişiklikler. Sadece 3 ayda yapılan ve aklıma gelen ilk değişiklikler şöyle:

1- DYS (Elektronik yazışmaya geçiş)
2-Daire bazlı örgütlenme (Yasalarda yeri olmasa da)
3-Şube Müdürlüklerinin kaldırıldığının beyanı (aynı faaliyetler devam ediyor?)
4-Şube Müdürlerinin yer değişimi,niteliksiz yerlere kaydırılması
5-Aniden "uzman şubeleri ve memur şubeleri" gibi keskin bir ayırımla 60 civarı personelin, uzmansa uzman şubelerine, memursa memur şubelerine yerleştirilmek suretiyle yerlerinin değiştirlmesi
6-15 günlük süreçte memurların 2-3 kez yerlerinin değiştirilmesi (toplamda 30-40 memur)
7-Son olarak 2 müdür,2 şef ve 8 memurun talepleri veya istekleri olmaksızın yardımcı hizmet birimlerinde görevlendirilmesi.

Kamuda mobbing bu mudur?

Personel, kendine olan özgüvenini kaybetti, karamsar, umutsuz, kendisinin insan olarak herhangi bir değerinin olmadığını veya bunca hizmetlerinin hiçbir değirinin olmadığını düşünüyor, 2 ay içerisinde tüm memur, şef, şube müdürlerinin dağıtılacağı söylentileriyle bekliyor, kanatlarımız kırıldı, direncimizi kaybettik, imdat!
Kırık Kanat | 27 Mart 2009 Saat 14:50
Yorum-Soru Ekleyin
Başlık
Yorum-Soru
Ad Soyadınız - Şehir
Mail
Mesleğiniz
Beni hatirla
Yeni bir yorum-soru geldiginde haber verin.

Sitemizdeki Tüm Bilgi ve Belgeler Paylaşım Amaçlıdır.İsteyen İstediğini İstediği Yerde Yayınlayabilir.