Kot işçilerinin hastalığı Silikozis, 40 işçinin canını aldı
Erhan'la birlikte ölen kot işçisi sayısı 40'a yükseldi!
34 yaşındaki Erhan Kaya, kot taşlarken yakalandığı ölümcül silikozis hastalığının kurbanı oldu.
Yıllarca çalıştığı kot taşlama atölyesinde 'Silikozis' hastalığına yakalanan 34 yaşındaki Erhan Kaya vefat etti. Kaya'nın ölümüyle beraber Türkiye'de bu ölümcül hastalıktan ölenlerin sayısı 40'a ulaştı. Erhan Kaya'nın 10 yıllık arkadaşı olan ve kendisi de Silikozis hastalığına yakalanan eski kot taşlama işçisi Mehmet Bekir Başak ise vefat eden arkadaşını ve kot işçilerinin sıkıntılarını VATAN'a anlattı. İşte ölümü bekleyen bir kot işçisinin arkadaşına dair anlattıkları ve kendi dramı:
Vatan Gazetesi'nin haberine göre, Mehmet Bekir Başak, 10 yıllık işçi 34 yaşındaki Erhan Kaya'nın 3 çocuk babası olduğunu söylüyor. Başak, Kaya'yla beraber 10 yıl boyunca Merteks Yıkama Boyama Sanayii'nde, kumlama bölümünde günde 12 saatten fazla çalıştıklarını anlattı; “İkimiz de sigortalıydık ancak benim sigortam sonradan yapıldı. Erhan ayda 900 TL ben ise 550 TL alıyordum. Ben ayrıca hafta sonları şirkette bekçilik de yapıyordum. Bizim yaptığımız işe Rodeo derler. Yani büyük bir vinç 600-700 kiloluk kumu alıp içinde basınçlı havanın olduğu çok sıcak hortumlara veriyordu. Biz bir bant üzerine konmuş kotları bu hortumlarla kumlayarak eskimiş görüntüsü veriyorduk. Her yer kum tozuydu. Göz gözü görmüyordu. Bizi kumun yarattığı etkilerden zerre korumayan bir maske takıyorduk. Çalıştığımız yerde hayvan bile durmaz.”
İşçiler rahatsızlanmaya başlayınca Merteks'in doktorlarına gitmişler ancak firma doktorları onlara üşüttükleri ya da soğuk aldıkları gerekçesiyle sürekli ağrı kesici verip işlerine geri göndermiş. Mehmet Bekir Başak Erhan'a 2000 yılında verem teşhisi konunca tüm işçilerin isyan noktasına geldiğini şu cümlelerle anlatıyor:
“Ölümü bekliyorum”
“Erhan'a o yıl verem teşhisi kondu ancak 9 ay boyunca yanlış tedavi gördü. Ciğerlerinden parça aldıklarında gerçek ortaya çıktı. Meğer can arkadaşım Erhan ölümcül olan Silikozis hastalığına yakalanmış. Erhan işi 2006 yılında bıraktı. Ben de 2007 Nisan'ında işten çıkarıldım. Sürekli öksürüyor ve halsizlikten yürüyemiyordum. Nefes bile alamıyordum. Silikozis teşhisi kondu. Günde 4 kez bu oksijen maskesini takıyor ve bir torba ilaç kullanıyorum. Hastane bana ciğerlerimin yüzde 27'sinin zarar gördüğünü ve belki malulen emekli olabileceğimi söyleyince bende 03/07/2007 tarihinde bu hastalığa yakalanmış 180 tane işçi arkadaşımla beraber bir dava açtım. Hastalığımız ölümcül ve kaybedeceğimiz bir şey yok. Biz çoktan ölmüşüz. En azından bize yapılanların hesabı verilsin.”
Ciğerin 4'te 1'i yok
350 TL kirası olan küçük bir evde oturan Mehmet Bekir Başak en büyüğü 20 ve en küçüğü 5 yaşında olmak üzere 5 kızı, iki oğlu ve eşiyle birlikte yaşam mücadelesi veriyor. Eve kira parasını ise maddi yetersizlikten dolayı Ortaokul 1. sınıfı terk etmek zorunda kalan 18 yaşındaki İlyas sağlıyor. Eve aşı ise çoğu zaman Başak ailesinin komşuları sağlıyor.
Silikozis nedir?
Silikozis, kot taşlama atölyelerinde, Silikojen tozun solunum yolları korunma mekanizmasını aşarak akciğere kadar ilerlemesi sonucu meydana geliyor. Akciğer kan ve lenf damarlarında çekilmeler ve şekil bozukluklarının oluşmasına neden olan hastalığın tedavisi yok ve ölümle sonuçlanıyor.
Sanatçı desteği
Arif Sağ, Şebnem Sönmez, Cahit Berkay, Yasemin Göksu, Mor ve Ötesi, Kardeş Türküler, Anadolu Ateşi, Zeynep Tanbay, İclal Aydın ve ‘Elveda Rumeli‘ dizisinin oyuncuları, kot işçileriyle dayanışma gecesinde sahneye çıkacak. Gösteri 19.00'da Akatlar Kültür Merkezi‘nde.
Silikozis hastaları için dayanışma gecesi
12/03/2009 - KOT Kumlama İşçileri Dayanışma Komitesi tarafından, ‘Çöl akciğeri hastalığı’ olarak adlandırılan ‘Silikozis’ hastası kot kumlama işçileri için dayanışma konseri düzenlendi.
Beşiktaş’taki Mustafa Kemal Kültür Merkezi’nde ‘Sesimiz Nefesiniz’ adı altında gerçekleştirilen konserin sunuculuğunu, oyuncu Şebnem Sönmez ile dayanışma komitesi üyesi gazeteci Mehmet Demir yaptı. Gecede Anadolu Ateşi dans grubu gösteri sunarken, Arif Sağ, Mor ve Ötesi, Kardeş Türküler, Cahit Berkay ile Emrah Karaca şarkı ve türküler seslendirdi. Gecede İclal Aydın da bir şiir okudu.
Geceye CHP İstanbul Milletvekili Çetin Soysal, ÖDP İstanbul Milletvekili Ufuk Uras, DTP İstanbul Milletvekili Sebahat Tuncel, ‘Elveda Rumeli’ dizisinin oyuncuları da katıldı. Yıllarca bilinçsizce kot kumlama işinde çalışıp, ‘Silikozis’ hastası olan ve kendi sözleri ile ölümü bekleyen hastaların bazıları da geceye katılarak ön sırada konseri izledi. 15 yıl kot kumlama işi yapan ve 2 yıldın bu hastalığın pençesinde kıvranan 42 yaşındaki Şaban Kızılay, yaşadıklarına lanet etti. İki çocuk babası Kızılay, “Şu anda bile bile ölümü bekliyoruz. Ama ne zaman öleceğimiz belli değil. Şu anda ölsem daha iyi” diyerek tepkisini dile getirdi.
HASTALARIN DRAMLARI YÜREK BURKTU
1993 yılında kot kumlama işine başlayan 39 yaşındaki Murat Aydın da 2 yıldır ‘Silikozis’ hastalığı ile pençeleştiğini belirtti. Okula giden 3 çocuğu bulunan Aydın, “Hiç bir iş yapamıyorum. Çocuklar gibi evde oturuyorum. Ölümü bekler gibi bekliyoruz. Çok ateş yapıyor. Devletten istediğimiz sadece şu; çalışamıyoruz. Bu biliniyor artık. Bize bir maaş bağlasın. Az buçuk olsun geçinelim. 3 tane okuyan çocuğum var. Eşim 2 senedir çalışıyor. O işe giderken ben yorganı başıma çekiyor oturuyorum, utanıyorum. Elimden birşey gelmiyor. Yapamıyoruz. 39 yaşındayım hiç çalışamıyorum. Halimizi görüyorlar. Ama şu an milyarları verseler ben bu işi bir daha yapar mıyım?” dedi.
HEPSİ ÖLÜMÜ BEKLİYOR...
1999 yılında kot kumlama işine başlayan ve televizyoncu Uğur Dündar’ın olayı 2007 yılında Arena programında gündeme getirmesi ile hastalık yaptığını öğrennen Mehmet Beşirbaşak ise, kısa bir süre sonra bu hastalığa yakalandığını öğrenmiş. 38 yaşındaki Beşirbaşak’ın dramı da diğer hastalardan farksız. Beşirbaşak, “1999 yılında başladım. 2007 yılında Uğur Dündar Arena programında gösterdi. Ben ertesi gün işi bıraktım. 2 senedir hiç çalışamıyorum. 350 TL kira veriyorum. 7 çocuğum var. Günde 21 adet ilaç kullanıyorum. Bu işin tedavisi yok. Herkes ölümü bekliyor. Sıra bizim. Devlet artık bizi görsün. Devlet bize el atmadı, sanatçılar attı. Bu gece için herkese teşekkür ediyorum” diye konuştu.
‘ÜLKEMİZDE İNSAN YAŞAMI UCUZ’
Biletlerin 50 ve 30 TL’den satıldığı konseri yaklaşık 500 kişi izledi. Konserden elde edilecek tüm gelir, ‘Silikozis" hastalarının tedavisi ve hukuki giderleri için harcanacak. Düzenlenen gecede ücretsiz sahneye çıkıp gösteri sunan Anadolu Ateşi Grubunun Genel Sanat Yönetmeni Mustafa Erdoğan şunları söyledi:
“Böyle bir olayın Türkiye’de yaşanması ve bu güne kadar duyarsız kalınması korkunç birşey. Dünyada kot kumlama işi modern cihazlarda yapılıyor ve insanlara hiç zarar vermiyor. Malesef ülkemizde insan yaşamı ucuz. İşçiler bazı alanlarda sağlıksız koşullarda çalışıyor. Bu onun göstergesi. 5 bin kişi bu hastalıktan etkilenmiş durumda ve 700 kişinin durumu ağır. Biz de sanatçı sorumluluğumuzun bir gereği olarak bir araya geldik. Geceden elde edilecek gelir, işçi kardeşlerimize gidecek. Onların huhuki süreçleri ve sağlık sorunlarına gidecek.”
Ücretsiz sahneye çıkan bir diğer sanatçı Arif Sağ ise, “Bu ülkede insanlar ölümle karşı karşıya bırakılmışsa eğer, bunun bir çözümü olmalıdır diye düşünüyorum. Evrensel inlar haklarına da aykırıdır. Umarım bu tür etkinlikler insanları harekete geçirir” dedi.
‘5 BİN HASTA VAR’
İstanbul Üniversitesi Tıp Fakültesi Göğüs Hastalıkları Anabilim Dalı Öğretim üyesi Prof. Dr. Zeki Kılıçaslan da şu bilgileri verdi:
“Hasta işçilerin hukuki süreçlerini desteklemek ve sağlık yardımı için kaynağa ihtiyaç var. Bunun için Kot İşçileri Dayanışma Komitesi oluşturuldu. Gönüllü arkadaşlar var. Kalan para ile hukuki süreç ve sağlık yardımı yapılacak. 10 bine yakın kot kumlama işçisinin bu işte çalıştığını biliyoruz. Bunların yaklaşık 5 bininin hasta olduğunu biliyoruz. Diğerlerine çağrı yapıyoruz. Gelip muayene olsunlar.”

Yorumlar-Sorular ve Cevaplar
Bu dökümana henüz yorum yapılmamış, aşağıdaki formdan yorumunuzu ekleyebilirsiniz.