.ıIIı.İşçiler.Net.ıIIı.Forum

 


Bu Haberi Facebook'ta Paylas
AkParti'ye EVET
Akparti'ye HAYIR
MEVSİMLİK İŞÇİ RAPORU - MAZLUMDER
          MAZLUM DER’İN MEVSİMLİK İŞÇİLER RAPORU





   Mazlum Der Batman şubesi sezonun başlaması itibari ile mevsimlik tarım işçileri ile ilgili bir rapor hazırlamış. Tarım işçilerinin Batı ve Kuzey bölgelerine çalışma sezonu boyunca göç etmeleri ve buralarda yaşadıkları sıkıntılar değinen dernek raporunda ilginç belirlemeler bulunmaktadır. Verilen bilgilere göre 2000–2006 yılları arasında çiftçiliği bırakmak zorunda kalan insan sayısı bir buçuk milyonu aşmış durumda.


   Her yıl çalışmak için gittikleri yerlerde değişik baskılarla karşı karşıya kalan bu insanlarımıza ilişkin belirlenen tespitler şöyle; “Temel ekonomisi tarıma dayanan bölgemizde, yıllardır süren çatışmalı ortam sebebiyle birçok köy boşaltılarak on binlerce insan zorunlu göçe tabi tutulmuş, istemedikleri halde şehir merkezlerine yerleşerek bir günde yoksul bir yaşama başlamışlardır. Normal şartlar altında, kendi köyünde kendi arazisini ekip biçen ve aynı zamanda hayvancılıkla uğraşan bu insanlarımız şimdilerde şehrin varoş tabir edilen bölgelerinde yaşam mücadelesi vermekte ve geçimlerini her yılın belli mevsimlerinde  ‘Mevsimlik İşçiler’ adı altında batı illerinde çalışarak sağlamaktadırlar. 


   Ülkede güdülen özelleştirme politikaları, kamu istihdamının zaten düşük olduğu bölgemizde işsizliği daha da arttırmış, sosyal güvencesiz ve düşük ücretle çalışma oranını arttırmıştır. Ayrıca çiftçilik ürünü pamuk ve tütün alımlarındaki düşük fiyat ve kota uygulamaları bölgedeki insanları kendi işinin sahibi olma imkânından yoksun bırakmıştır. Bazı araştırmalara göre 2000–2006 yılları arasında çiftçiliği bırakmak zorunda kalan köylü sayısının 1,5 milyon insana ulaştığı bildirilmektedir.  Tarım politikalarındaki yanlışlıklar, işsizlik sayısındaki artış ve bölgedeki sanayi boşluğunun getirdiği daralma topraksız ve az topraklı aileleri yaşlısından çocuğuna kadar topyekûn batı illerinde mevsimlik tarım işçileri olarak çalışmaya zorlamaktadır.

Zorunlu şartlar gereği ve istek dışı Ordu, Giresun, Bolu, Bursa, Malatya, Manisa, Konya, Ankara Polatlı ve Antalya gibi illere çalışmaya giden insanlarımızın dramları sık sık yaygın basına haber olmaktadır.  Söz konusu illerde zaman zaman etnik kökeninden dolayı ayrımcı muamelelerle karşılaşan işçiler, gelir elde edebilmek ve kalan mevsimlerde geçinebilmek adına asgari yaşam koşullarının altında bir kemer sıkma politikası yürütmektedirler. Mevsimlik tarım işçileri, yemelerinden ve içmelerinden kısmakta ve çalışmakta oldukları ortamlarda insan onurunu zedeleyen barınaklarda yatıp kalkarak önemli bir toplumsal sorunun parçası olmaya devam etmektedirler.”


   Raporda görüşülen kişilerin anlatımlarına da yer verilmektedir. Örneğin 12 yaşındaki F.K Şunları anlatmaktadır;” Babam 81 yaşında annem ise 55 yaşında.  Annem babamın üçüncü eşidir. Babam emekli ama kirada oturuyoruz ve zor geçiniyoruz Bu yüzden iki yıldır fındığa gidiyoruz. Annem kışın bir gözlemecinin yanında çalışıyor bize bakabilmek için. Çalışacağımız yeri burada aşağı mahallede oturan bir çavuş ayarlıyor, temmuz aylarında fındığa Düzce’ye gidiyoruz. Biz otobüsle gidiyoruz biraz pahalı ama olsun. 1 ay çalışıp dönüyoruz. Bu yıl çok para kazanamadık çünkü yol bize biraz pahalı geldi. Fındık bahçesindeki bir evde bütün çalışanlar beraber kalıyoruz. Yemekleri annem yaptığı için çift yevmiye alıyor. Ben ve diğer iki kız kardeşim ise günlük 18 liradan çalışıyoruz. Babam da bizimle geliyor ama o çalışmıyor. Arkadaşlarıma gittiğimi söylemiyorum çünkü alay ederler benimle. Patronlar bazen bize kötü davranıyorlar Kürtler pistirler, fındık toplamasını bilmiyorlar diyorlar ama biz onları takmıyoruz. Onun dışında kimse kötü davranmıyor bize. Büyüyüp İngilizce öğretmeni olacam orda yaşamak istiyorum çünkü orda deniz var. Mecbur bu yılda gidecez 3 bakkal ve bir toptancıya borcumuz var çünkü”.


   Raporda elde edilen veriler doğrultusunda mevsimlik tarım işçisi olarak başka bölgeler gidenlerin değişik sorunlarla karşılaştıkları belirtilerek özetle  şu tespit ve önermelerde bulunuluyor;


1-  Mevsimlik tarım işçilerinin çoğunun köyleri zorla boşaltılan ve köyleri yakılan insanlar olduğu düşünüldüğünde, köylerine ve topraklarına kavuşma imkânının derhal sağlanması gerekmektedir.


2- Hükümetler tarafından destekleme primi olarak yapılan yardımlar sadece arazi sahiplerini kapsamakta ve arazileri ekip biçmek için bölgede kiralama yoluna giden topraksız vatandaşlara ek bir katkı sunmamaktadır.  Hal böyle iken zarar etmek istemeyen vatandaşlar tercihini daha çok mevsimlik işçilikten yana koymaktadırlar. Bu nedenle destekleme primi açısından ilgili mercilerin toprağı ekip biçen şahısların gerçek durumunu araştırıp buna göre prim ödemelerini sağlayan ve prim yardımlarının ortaklaştırılmasını temin eden bir düzenlemeye gitmesi zorunludur.


3- Tütün alımlarındaki kotalar nedeniyle bölgede tütün eken bütün çiftçiler zarar etmektedirler. Ayrıca pamuk fiyatlarındaki düşüş yine bu alanda ekim yapan çiftçileri caydırmakta ve mevsimlik işçiliğe zorlamaktadır. Bu alanda kota uygulamaları ile fiyat politikası tekrar gözden geçirilmeli ve bölgeye ilişkin ek tedbirlere ve pozitif ayırımcılık sağlayacak düzenlemelere başvurulmalıdır.


4- Her halde mevsimlik işçi olarak çalışmak isteyen vatandaşların, ulaşım koşulları sıkı denetimlere tabi olmalıdır. İnsani koşullardan uzak ve tehlikeli bir şekilde yolculuk yaptırılan işçilerin bu durumları karşısında işverene de sorumluluklar yükleyen düzenlemelere gidilmelidir.


5- İşçilerin iaşe ve barınma koşulları çalışma kurallarına ve mevzuata uygun hale getirilmelidir. 


6-  Çalışma saatleri uluslar arası sözleşmelere ve iç mevzuata uygun hale getirilmeli ve fazla çalışma karşılığı ücretin de ayrıca tahsili için gerekli denetimler yapılmalıdır.


7-  Bölgede çocuk maaşı olarak adlandırılıp öğrencilere verilen şartlı nakil transferi ücretleri mutlaka arttırılmalı ve çocukların çalıştırılmaması için gerekli ek tedbirlere başvurulmalıdır.


8- Mevsimlik tarım işçilerinin hepsi kayıt dışıdır. Kayıtlı oldukları tek yer çalışırken başlarında duran çavuş veya dayıbaşının defteridir. Mevsimlik tarım işçileri sosyal güvenceye kavuşturulmalı ve mevzuatta kendilerine yönelik düzenlemeler açısından kolaylıklar ve ek güvenceler sağlanmalıdır..


9-  Kimlik toplama, aşırı takibe alma ve belirli bölgelerde kalmaya zorlama uygulamalarından vazgeçilmelidir. Olası çatışma ve linç girişimlerine karşı insani tedbirler alınarak uluslarası sözleşmeler ve anayasada yasaklanan ayırımcılığa dair bütün unsurlar temizlenmelidir.


10- MAZLUMDER olarak, mevsimlik tarım işçilerinin haklar ve onur bakımından eşit sayılarak, özgürlük ve güvenlik hakkı, eğitim hakkı, sosyal güvenlik hakları,  sağlıklı besleyici ve yeterli yiyeceğe sahip olma hakkı, elektrik, temiz su, iletişim ve sosyal hizmetlerden kaynaklanan diğer bütün haklarının ayırımcılık yapılmaksızın teminini talep ediyor, bütün sorumluluk makamlarını göreve çağırıyoruz. 


.ıIIı.İşçiler.Net.ıIIı.
Yorumlar-Sorular ve Cevaplar
Toplam 5 yorum, 1-5 arası gösteriliyor, yeni tarihliler sonda.
şeker fabrikaları geçici işcilerin kadro umudu
saygı deger geçici şeker işci kardeşlerim.hani kadro gelcekti geçen sene şubatta gittik ankaraya sonuç yok.arkadaşlar hani bir ata sözü vardır ağlayana verilir meme diye .tekel işçisi 45 gündür direniyor ne olur bizde bir daha sesimizi duyursak ya kışın ortasında iş bitiyor 65.gün kampanya sürdü çoluk çocuk perişan .hani-120 yede çagırmıyorlar sendikacılar uyuyor yazıklar olsun tok açın halinden ne anlar seçilirlerken atıp sıkıyorlar koltuga oturdularmı tamam unutuyorlar..şeker iş--işcilerin hakkını aramıyor antalyada otel işletmeciligi yapıyorlar ..arkadaşlar biran evel.ankaraya toplanmamız gerek..aynı geçen şubattaki gibi..tekel işcisinin bugün açıklanacak başka kurumlara geçişe olumlu bakıyoz dediler..birde şeker sanaisine verdilermi bizler temelli yandık ..hemen birlik olup sesimizi..ankaraya duyuralım . arkadaşlar.geçici şeker işcileri.slm.05434329032...23.senedir geçici işciyim...
mehmet çetin--uşak | 01 Şubat 2010 Saat 13:13
TEKEL MAĞDURU
BEN tekel çamaltı tuzlasında mevsimlik işçiyim tekel özelleşti peki biz nasıl tazminatlarımızı ve hbarlarımızı alıcaz
hasan çakar | 06 Ocak 2010 Saat 12:59
Şeker İşçileri Zor Durumda
Şeker İşçileri Zor Durumda

Mahmut Celal Özmen
Erzurum Şeker Fabrikası

Başbakan Erdoğan, seçim öncesi yaptığınız konuşmada "Bir daha geçici isçi lafını duymak istemiyorum. Artık bu işi bitirin" sözüyle başlayan bir sürece önayak olmuş ve sayenizde başlatılan bu süreç nezdinde hazırlanan yasa tasarısı kanunlaşmış kamuda çalışan 123 bin geçici işçi kadro almış durumdadır. Sayenizde bir haksızlığın giderilmesi anlamında büyük bir girişim başlatılmış ancak başlatılan girişim size nasıl aksetmiştir bilemiyoruz; zira geçici işçilerin kadroya alınması hususunda yapılan uygumla sırasında pek çok haksızlık bir ölçüde giderilmiş ise de, yine aynı uygulamanın bazı kişisel etkiler dolayısıyla tam anlamıyla düzenlememiş olmasından kaynaklanan pek çok sıkıntıda hemen akabinde başlamıştır..

Danışmanlarınız ve bu hususta çalışan yetkililer durumu size nasıl izah etmişlerdir onu da bilemiyoruz, ama mesela Kadroya geçirilecek geçici işçilerde aranan tek özellik, 2006 yılı içerisinde 6 ay (180 iş günü) çalışmışlığının olmasıdır.. Bu kanun tasarısı hazırlanırken kadroya geçirilecek işçilerde aranan özellikler: vasıflı kalifiye elman, tahsil, iş tecrübesi olması gerekirken, bunlar göz ardı edilmiş, sadece 2006 yılında 180 gün çalışmış olmak gibi oldukça basit bir şart getirilmiştir. Sonuçta yapılan işlemle sadece 2006 yılı içerisinde 180 günü olanlar kadroya alınmış ve kadroya alınan bu insanların birçoğunun özürlü raporu almış olan kişiler olması bir yana, daha önceki ya da daha sonraki yıllarda çok daha fazla çalışan insanlarla, tahsil, beceri ve iş tecrübesi açısında bu insanlardan çok daha uygun şartlara sahip olan pek çok insan da mağdur edilmiş durumdadır..

Sayın Başbakanım, size hürmetle arz etmek isterim ki, Yılda, biz şeker işçileri, sözleşme gereği 120gün çalışma hakkı bulunan insanlar olarak bu 120 günden bir gün fazla çalışmak için bile türlü türlü tavassutlar ve torpiller bulmak zorunda kalan ve ülkemizde gerçektende en fazla mağdur edilerek, 120 gün çalışarak ailesini geçindirmek zorunda kalan ve iş bitiminde işsiz kalarak ciddi mağduriyetler uğrayan bir kesimi teşkil etmekteyiz..

Hatta mağduriyetimiz öyle bir boyuttadır ki, iş süremiz bittikten sonra iş bulmak için İŞKUR’a gittiğimizde “sizler geçici işçilersiniz, iş akdiniz askıya alınmış, işten çıkarılmamışsınız, doğal olarak size işsiz muamelesi yapamayız” diyerek iş taleplerimiz geri çevrilmiştir. Bu durumda işsizlik maaşı almak için müracaat ettiğimiz de ise bu talebimizde aynı gerekçeyle geri çevrilmiştir. Gerek Şeker Fabrikalarının bizi böyle az bir süre çalıştırması ve gerekse İŞKUR’un bu tavrı, 8 ay çalışmadan beklememize, sözleşmede belirtilen tarihe kadar (EYLÜL-EKİM ayları) işsiz kalmamıza yol açmaktadır…

Sayın başbakanım; Bizim bu çalışma süreleriyle emekli olmamıza imkân yoktur. 5600 iş gününü doldurma imkânımız yoktur. Sağlık hizmetlerinden faydalanma için gereken pirim gün sayısının 120 den 90 güne indirilmesi de bizim çalışma sürelerimizi daha da aşağı çekmiştir.

Durumumuz oldukça zor. İşçilerin baktıkları kişi sayısı en az 6 kişi. Çocukların okul masrafından tutun basit mutfak masraflarını bile karşılayacak durumumuz kalmadı. Bize verilen sözlere inanarak bu işe sebat gösterdik. Yalan olduğuna inanmak istemiyoruz. Yeşil kartı olanların imkânlarına bile özenecek haldeyiz. Öyle ki, bize Yeşil kart bile verilmiyor.

Evet, Sayın Başbakanım, Durumumuz bundan ibaret.. Biz geçici işçilerin mağduriyeti bu zamana kadar giderilmiş değil. Dileğimiz odur ki siz Sayın Başbakanımız bu soruna el atasınız ve ilgili kurumlara mağduriyetimizin giderilmesi anlamında talimat veresiniz.

Biz doğruyu söylüyoruz efendim, hatta öyle ki, bu anlamda içine düşmüş olduğumuz durumu daha ayrıntılı biçimde ŞEKER-İŞ SENDİKASI’ndan ya da buna bağlı şubelerden almak mümkündür. Ama şunu söylemek isterim ki, bu konuda ihmali olanlar suçlarını kabul etmeyecek, mümkün olduğunca işi göz ardı edeceklerdir. İlgi ve alakanıza teşekkür ediyor, sizi rahatsız ettiğim için tekrar özür diliyor, bütün mağdur arkadaşlarım adına selam, sevgi ve saygılarımızı sunuyoruz…
Mahmut Celal Özmen / Erzurum | 25 Eylül 2009 Saat 17:58
ÇAYKUR 4 YILLIK ARKADAŞIM
evet olur sanırım.siz evde oturun armut ağzınıza duşecek.uğraşmadan savaşmadan kim kazanmış soylermısın.birlik olmadan mucadele etmeden hıçkımse sana iş vermez.kımse senın ugradıgın haksızsızlıgı gormez.
RUŞEN KUK-RİZE | 18 Eylül 2009 Saat 10:23
ÇAYKURDA 4 YILLIK ÜNİVERSİTELİLER
Bizler 4 yıllık üniversite mezunlarıyız.Son haberlere göre çaykur kps den işçi talep etmemiş,Acaba bizlerle ilgili bir düzenleme olabilirmi bilgilendirirseniz seviniriz.
Ülkümen Karaman | 14 Eylül 2009 Saat 14:40
Yorum-Soru Ekleyin
Başlık
Yorum-Soru
Ad Soyadınız - Şehir
Mail
Mesleğiniz
Beni hatirla
Yeni bir yorum-soru geldiginde haber verin.

.ıIIı.İşçiler.Net.ıIIı.
©2005-2009




Sitemiz tüm ekran çözünürlüklerinde en iyi şekilde görüntülenmektedir fakat İnternet Tarayıcı olarak Google Chrome ve İnternet Explorer 6.0 ve üzeri tarayıcılarla en iyi şekilde görüntülenmektedir.Özellikle Firefox ile sitemizde sorunlar yaşayabilirsiniz. Sitemizde, Google geliştiriciler için, çerez uygulaması yapılmaktadır.

İletişim | Sitene ekle | Künye |RSS|Site Map| ©2006 - 2009 .ıIIı.İşçiler.Net.ıIIı.

İhlas Haber AjansıAnadolu AjansıCihan Haber AjansıBu Site İnternet Medyası Derneği ÜyesidirSon Güncelleme Tarihi: 09.02.2010 Salı