.ıIIı.İşçiler.Net.ıIIı.Forum

 


Bu Haberi Facebook'ta Paylas
AkParti'ye EVET
Akparti'ye HAYIR
Sigortasız Çalıştırılan İşçi Hakları ve İzlemesi Gereken Yollar
SİGORTASIZ ÇALIŞTIRILMA DURUMUNDA YAPILMASI GEREKENLER VE HAKLARIMIZ

Sigorta nedir, ne işe yarar?

Sigorta, çalışma hayatı boyunca, çalışmasını engelleyecek her türlü (iş kazası, hastalık, doğum,) beklenmedik duruma karşı işçinin güvence altına alınmasıdır. Sigorta ayrıca işçinin çalışarak geçirdiği uzun yıllardan sonra emekli olduğunda asgari insani koşullarda yaşamasının garanti edilmesidir. Kapitalist düzenin işçilere vahşice sömürmesi karşısında işçiler zamanında isyan edip sigortalı çalışma hakkını elde etmişler ve bu haklarını devletlerin anayasalarına yazdırarak kalıcı hale getirmişler.

İşçileri ilgilendiren kaç türlü sigorta vardır?
İşçileri esas olarak ilgilendiren sigortalar şunlardır: a) Hastalık Sigortası b) Analık Sigortası c) İş kazası Sigortası d) Emeklilik Sigortası e) Ölüm Sigortası

<>Bu sigortalardan faydalanmak için ne yapmamız gerekiyor?

Sigortadan faydalanmak için öncelikle bir işyerinde çalışmak gerekiyor. İsteyen dışardan prim ödeyerek de "İsteğe Bağlı Sigortalılık" hakkından yararlanabilir. Ancak bu sigortanın hakları daha sınırlıdır.

Ülkemizde kaç türlü sigorta sistemi var?
En büyükleri Sosyal Sigortalar Kurumu (SSK), Emekli Sandığı ve Bağ-Kur. Bunlar kamu kuruluşları. SSK işçilere, Emekli Sandığı devlet memurlarına, Bağ-Kur esnaf ve serbest çalışanlara hizmet veriyor. Bunların dışında bir de özel sigorta kuruluşları var. Onlar da kendilerine ek sigorta yaptıracak kadar parası olan vatandaşlara hizmet veriyor.

SSK nasıl çalışıyor?
SSK, Emekli Sandığı gibi değil. Aslında aynı özel sigorta gibi çalışıyor. SSK işçilerden ve patrondan prim topluyor. Bu primler karşılığında da işçilerin sigorta ihtiyaçlarını karşılıyor. Dolayısıyla SSK aslında işçilerin kendi parasıyla kurulmuş bir kurum. Ama işçiler bunu genellikle devletin (bir) bedavadan sunduğu bir avantaj gibi düşünürler. Bu doğru değil. SSK işçilerin parasıyla kurulmuştur. İşçilere hizmet vermek zorundadır.

Sigortalı çalışmak zorunluluk mu?
Evet. İşçiler çalışmaya başladıkları andan itibaren SSK’lı olarak çalışmak zorundadırlar. Bu yasal zorunluluktur.

Bu nasıl oluyor?
Patron işçiyi işe başlatmadan 1 gün önce SSK’ya bildirmek zorundadır. Ayrıca işçi her ihtimale karşı sigortaya (Ben şu işyerinde çalışmaya başladım) diye, 1 ay içerisinde kendisi bildirimde bulunabilir. İşçinin buna hakkı vardır.

Patronlar deneme süresi diye birşeyden bahsediyorlar. Bu nedir?
Deneme süresi bir işçinin işyerine ve işine uyum sağlayıp sağlayamayacağının anlaşılması için geçen süredir. Ancak bunun sigortayla bir ilgisi yoktur. Patronlar işçileri sigortasız çalıştırmak için “Hele bir deneme süresini görelim de ona göre” derler. Patronların bu tutumu yasa dışıdır ve işçileri kandırmak ve oyalamak içindir. 2 aylık bir iş için bile bir işyerine girseniz patron yine sizi işe girmeden 1 gün önce SSK’ya bildirmek ve sigortalı çalıştırmak zorundadır.

İşe başladık, sigortalı olduğumuzu nereden anlayacağız?
Patron sizin çalışmaya başladığınızı bir bildirim formuyla sigortaya bildirir. Bu formda sizin imzanız olması gerekir. Eğer ilk defa sigortalı iseniz, size üzerinde sizin fotoğrafınızın olduğu bir sigorta kartı vermeleri gerekir. Ayrıca patronun düzenlediği "Sigorta Bildirim Formu"nun bir örneğini size vermek zorundalar. Bu formda sigorta kurumunun formu aldığına dair kaşesi olur.

Sigortalı olduk diyelim, peki sigortamız ödeniyor mu nereden bileceğiz?
Patron her ay bir önceki ayın sigorta bildirgesini SSK’ya verip parasını ödemek zorunda. Ödenen primlerin kimlere ait olduğu da bu bildirgede yazılı. İşveren bu bildirgeyi görünür bir yere asmak zorunda. İşçi gidip oradan bakabilir. Ya da artık internet imkanı var. Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı’nın www.calisma.gov.tr internet adresinden sigorta sicil numaranızı girerek kendi durumunuzu görebilirsiniz. Fakat bu sitede son 4 aylık primleriniz henüz işlenmemiş olabilir.

Bir de patronlar (girdi-çıktı) yapıyorlarmış. Bu nedir?
Patronlar hiçbir zaman sigortalı işçi çalıştırmak istemezler. Çünkü onlar için işçi bir maliyet hesabıdır sadece. İşçileri genellikle insan olarak bile görmezler. Bana kaça mal olacak diye düşünürler. Bu yüzden (nasıl) bir işçi için verdiği her kuruş ona büyük acı verir. Yasalarımıza göre 1 yıl çalışan bir işçi kıdem tazminatı hakkı elde eder. Patronlar işte bu hakkı vermemek için ya işçiye bir çamur atarlar ve tazminatsız işten atmanın yollarını ararlar ya da işte bu (girdi-çıktı) denilen üç kağıtçılığı yaparlar.

Nasıl yapıyorlar bunu?
Patron, 1.yılı dolmaya yakın işçilerin listesini yapar. Bunları daha 11 aylıkken işyerinden ayrılmış gibi sigortaya bildirir. Sonra keyfince tekrar işe yeni girmiş gibi sigortasını yapar. Bu arada işten ayrılırken veya yeniden sigortalı olurken gerekli evraklarda işçinin imzası yerine sahte imzalar kullanır. Böylece işçi kıdem tazminatı hakkı dolmadan işten ayrılmış da sanki yeniden girmiş gibi olur. Kuşkusuz patron bunları kendisi yapmaz. Personel müdürlüğünde, muhasebede çalışan büro elamanlarına yaptırır bunu. Buralarda çalışanlarına imalatta çalışanlarından her zaman üç kuruş daha fazla verir ki patronun yaptığı her türlü ahlaksızlığa göz yumsunlar.

Bunu neden yapıyorlar?
Amaçları kıdemi artan işçilere kıdem tazminatı ödememek ve sigorta primi maliyetinden kurtulmak. Patron hem tecrübeli işçiyi çalıştırmayı ister, hem de ona kıdem tazminatı ödemek istemez. Kıdem tazminatı biriken işçiyi patron sevmez. Örneğin 10 sene çalışan bir işçiyi patron çıkarmak istiyor. Ona 10 yıllık kıdem tazminatı ödemek zorunda. Ama 10 yılda 5 kere girdi çıktı yapsa ve en sonuncusunu da 1 yıl önce yapsa. Ona 1 yıllık tazminat öder. İşçi itiraz edince de "Yasal olarak yapacak bir şeyin yok. Git mahkemeye başvur" der. İşçi de mahkemeye güvenmediği için 10 yıllık kıdem tazminatı alabilecekken patronla pazarlığa girer. Patronun da beklentisi budur zaten. Ona üç beş kuruş da sus payı verir, mesele kapanır. İşçi hakkını aramazsa tabii...!

Bir de sigortalarımızı eksik yatırıyorlarmış, bu nasıl oluyor?

Sigorta primi belli bir oran üzerinden yatırılıyor. Brüt ücretin yaklaşık %14’ü işçiden %20’si patrondan sigorta primi olarak kesilir. Ancak patron düşük prim ödemek için işçinin maaşını bordroda düşük gösterir. Örneğin 500 milyon alan işçinin maaşını bordroda asgari ücretten göstererek hem sigorta primini düşük öder hem de vergisini düşük öder, vergi kaçırır yani.

Patron bunu kendisi için yapıyor. Bunun işçiye ne zararı var?
İşçinin emekli maaşı ve emeklilik ya da işten ayrılma sırasında alacağı kıdem tazminatı sigortaya bildirilen ücreti üzerinden oluyor. Bu nedenle sigortaya düşük bildirim demek işçinin çok az kıdem tazminatı ve emeklilik maaşı alması demektir. Ayrıca İşsizlik Sigortası’ndan faydalanırken de bordroda yazan ücrete bakılıyor. Bu uygulama işçilere yapılan en büyük haksızlıklardan biridir. Bir işçi yıllarca çalışıyor bir bakıyor ki, üç kuruş kıdem tazminatı üç kuruş emekli maaşıyla bir başına kala kalmış...

Peki, işçiler sigortalı olmadıklarını, girdi-çıktı yapıldığını ya da sigortalarının eksik ödendiğini anladılar. Ne yapacaklar?
Bunu öğrenen işçi hemen Bölge Çalışma Müdürlüğü’ne ve SSK Bölge Müdürlüğü’ne başvuracak. Bunun üzerine bu resmi kurumlar müfettişlerini göndererek işyerinde inceleme yaparlar.

Müfettişler geldi, patron dedi ki;"Ben bu adamı tanımıyorum, yalan söylüyor." İşçi orada çalıştığını nasıl ispatlayacak?
Burada en önemli kanıt çalışma arkadaşlarıdır. Arkadaşlarını tanık olarak gösterebilir. Bir de işçiler işyerinde kendilerine verilen her türlü belgeyi mutlaka saklamalıdırlar. Bir fazla mesai çizelgesi, nöbet kağıdı, maaş zarfı vb. aklınıza ne gelirse mutlaka saklayın. Bu tür şeyler önemsiz gibi görülebilir ama ilerde bir sorun olduğunda mahkemede çok işe yararlar.

18.Sonra ne olur?
Müfettişler işçiyi haklı bulurlarsa fazla sorun olmaz. Bu raporla patrondan bu eksikliği gidermesi istenir, gidermezse işçi iş mahkemesine dava açar. İşten çıkartıldıktan sonraki 5 yıl içinde bu davayı açma hakkı vardır. Mahkeme büyük olasılıkla işçiyi haklı bulur ve patrondan bütün kayıplarını geri alır. Ama diyelim ki, patron müfettişleri ikna etti ya da müfettişler görevlerini düzgün yapmadılar. İşçinin bu durumda da mahkeme hakkı kaybolmaz. Bu sefer elindeki bütün kanıtlarla yine mahkemeye başvurabilir.

Peki, işçi patronu şikayet edecek ama şöyle bir durum var. Şimdi sigortalı çalışacağız veya bir haksızlığı gidereceğiz diye işimizden mi olacağız. Patron kendisine dava açan bir işçiyi işte tutmaz ki. İşçinin yine eli kolu bağlı olmayacak mı?

Her şeyden önce bu işçinin kendi kararı. İşçi haksızlığa boyun eğmemeli. Çünkü işçi bütün hayatı boyunca çalışmak zorunda. Böyle haksızlıklar karşısında boyun eğerek çalıştığı sürece ne çalıştığının bir kıymeti oluyor ne de geleceğe bir yatırım yapabiliyor. Ayrıca bu durum karşısında yasal bir güvencesi de var. Yasa diyor ki; eğer bir işçi patronunu herhangi bir nedenle dava etmiş ve patron bu dava etme olayından sonra işçiyi işten çıkarmış ise bu "kötü niyetli" bir davranıştır. İşveren bu "kötü niyetli" davranış karşılığında diğer yasal haklarının yanında ihbar tazminatının 3 katı kadar "kötü niyet tazminatı" öder.

Son olarak şunu soralım: Ülkemizde sigorta sistemi iyi çalışıyor mu?
Hayır iyi çalışmıyor. Öncelikle şunu belirtmek gerekir ki; sigortanın sunduğu en temel hizmetler olan sağlıklı yaşamak ve emeklilik sonrası asgari bir gelir garantisi olması her insanın en temel hakkı olmalıdır. Yani bir vatandaşımız bu ülkeye yıllarca çalışarak bir hizmette bulunmuşsa devlet her koşulda o vatandaşımıza yani hepimize ömür boyu sağlıklı ve asgari standartları olan bir yaşamı sağlamak zorundadır. Devlet olmanın gereği budur. Buna sosyal devlet deniyor. Ancak bizim ülkemizde sosyal devlet sadece kağıtta yazılı olduğu için her şey özelleştiriliyor yani parası olan iyi yaşar olmayanın da vay haline. Önümüzdeki yıllarda öyle bir sistem getiriyorlar ki, şimdikinden daha zor günler olacak işçiler için. Bu konunun çok ayrıntılı olarak incelenmesi gerekiyor. Ayrı bir kitapçık çıkartarak bu konuyu bütün yönleriyle ele alacağız.

Yukarı

İŞTEN ÇIKARTILMA DURUMUNDA YAPILMASI GEREKENLER VE HAKLARIMIZ

İş nedir?
İş, insanlara faydalı olacak mal veya hizmetlerin üretilmesidir. İçinde yaşadığımız kapitalist düzende insanlığa faydalı olacak her şey patronların para kazanması için yapılır hale gelmiştir. Sermaye zenginlerde olduğu için işi kuran da sermaye sahibi olmuş işi yapan işçi ise patronun yanında bir köle haline gelmiş. Bu insanlık düşmanı kapitalist düzen değişmediği sürece de bu kölelik ilişkisinin değişmesi imkansız.

İşçi neden çalışmaya gerek duyar?
Aslında mesele sadece işçinin yaşamak için çalışması gerekir meselesi değildir. Patron daha çok zengin olmak için işçi çalıştırmak zorundadır. Emek sömürüsü yapacak ki, kar ortaya çıksın. Kendisi ya da çoluğu çocuğu çalışacak değil ya...! Sabancı’nın babası 50 sene önce küçük bir çırçır fabrikasıyla başladığı patronluk hayatından buraya nasıl geldi. Kendileri mi çalıştı da bugün Sabancı Holding oldular. Demek ki, işçinin emeği olmazsa sermayenin büyümesi imkansız.

Nasıl yani, işçi patrona muhtaç değil mi, patron olmazsa işçiye kim iş verir?
İşçi patrona muhtaç değildir. İşçinin sadece çalışmaya ihtiyacı vardır. Esasında patron işçiye muhtaçtır. Çünkü sermaye denilen şey emek sömürüsüyle biriken paradır. Ama işçi çalışmak için illa ki bir patrona kendini sömürtmek zorunda değildir. Örneğin kamu bütçesiyle kurulan bir şeker fabrikasında işçiler çalışarak hayatlarını kazanabilmektedir.

Öyleyse işçiler niye patron karşısında bu kadar aciz durumdalar?
Öncelikle kapitalist düzenin kanunu budur. Fabrikalar, atölyeler halkın malı haline gelmedikçe zenginler işçileri sömürmeye devam edecek. Ancak işçiler yine de patronun kölesi olmak zorunda değiller. Bunun için kendilerine iş veriyor diye patrona minnet duyma anlayışından vazgeçmeleri lazım.

Ne yapacaklar öyleyse?
Öncelikle kendilerinin işçi, onların patron olduğunu bilecekler. Patron işyerini para kazanmak için kurmuştur. Para kazanmak için işçiyi düşük ücretle ve kötü koşullarda çalıştırmak zorundadır. Dolayısıyla işçi ile patron arasında uzlaşmaz bir çelişki vardır. Patronlar ancak işçilerin gücünü gördüklerinde işçinin haklarını verirler. Avrupa’da bugün işçiler biraz rahatsa zamanında verdikleri mücadeleden dolayıdır. Bu nedenle işçiler aynı yolun yolcusu olduklarını bilmeliler ve ortak hareket etmelidirler.

Yani patron ona kapıyı gösterince ne yapacaklar?
Bir keresinde o işyerini ayakta tutan sermayenin kendisinin ve arkadaşlarının ortak emeğinin ürünü olduğunu bilecekler. Dolayısıyla işyeri patronun çiftlik gibi yöneteceği bir yer değildir. Bu nedenle öncelikle işyerindeki ve çevredeki işçi arkadaşlarıyla bir olup, patronun karşısına dikilmelidirler. "Biz senin kölen değiliz, bizimle istediğin gibi oynayamazsın" demeliyiz.

Peki ya işçilerin böyle bir birlikteliği ve örgütlülüğü yoksa?
Öncelikli mutlaka böyle bir birliktelik için uğraşılmalı. Örgütlü olmaktan daha garanti bir çözüm yok. Ama yine de bu birliktelik henüz kurulmamışsa o zaman yasal haklarımıza bakmamız lazım.

Yasalarda işçileri koruyan bir şeyler var mı?
Yasalar esas olarak patronların çıkarlarını korumak için vardır. Ancak eğer işçilerin bir gücü varsa yasa yapılırken işçiler de örgütlü güçleriyle, sendikalarıyla, eylemleriyle hükümete baskı yaparak kendi lehlerine bazı yasa maddelerini kabul ettirebilirler.

Şu anki yasada bizi koruyan neler var?
Öncelikle yasa patrona işçiyi işten çıkartma hakkını veriyor. Çünkü yasada işyerini patronun evi gibi görüyor. İşçiyi patronun yanında çalışan, ona muhtaç kişi olarak tanımlıyor. Ama işçi mücadeleleri sonucunda patronların işçileri işten çıkartmaları bazı koşullara bağlı hale getirilmiş. Yani patronun keyfi davranması biraz önlenmiş.

İhbar tazminatıyla mı?
Evet. Öncelikle patron işçiyi çıkartacağı zaman önceden haber vermesi gerekiyor. “Ben seni şu gerekçeyle çıkartıyorum, haberin olsun kendine iş aramaya başla” demesi lazım. Buna ihbar süresi deniyor. Eğer patron bunu yapmamışsa işçiye ceza ödüyor. Buna da ihbar tazminatı deniyor. Örneğin yasaya göre 1,5 yıl ile 3 yıl arasında bir süredir işyerinde çalışan bir işçiyi patron eğer işten çıkartacaksa patron işçiye 6 hafta önce bunu bildirmek zorunda. Eğer bildirmeden çıkarırsa 6 haftalık ücret tutarında ceza öder.

Başka ne tür haklarımız var?
İşçinin çalışma süresi 1 yılı geçmişse kıdem tazminatı hakkı vardır. Çalıştığı yıl başına aylık brüt ücreti ve sosyal haklarının toplamı kadar tazminat alır. Yıllık izin kullanmamışsa veya ödenmeyen fazla mesai ücreti vb. varsa onları alır.

Patron vermezse...?
Bu durumda işçi İş Mahkemesine dava açar. Kıdem tazminatı hakkı için 10 yıl, diğer alacaklarda 5 yıl boyunca dava açma hakkı vardır.

Her türlü işten çıkartmada bu haklar var mıdır?
Hayır. Eğer patron işçiyi yasada belirtilen (haklı sebeplere dayanan gerekçelerle yani işçinin açık kusurundan kaynaklanan nedenlerle) işten çıkartıyorsa kıdem tazminatı alamaz. Örneğin işçi hırsızlık yapmışsa veya bir başka işçi arkadaşına haksız olarak zarar vermişse vb. Bunlar yasada açık açık yazılıdır.

Peki işten atılan işçi, "Yapılan haksızlıktır ben tazminatımı falan almak istemiyorum, çalışmak istiyorum." diyebilir mi?
Evet diyebilir. Ancak bunun için o işyerinde 30’dan fazla işçi çalışıyor olması ve o işçinin en az 6 aydır orada çalışıyor olması lazım. Bir de işinin süresiz olması lazım. Yani 3 aylığına, 5 aylığına bir iş için alınmamış olması lazım. Bu koşulları yoksa, örneği işyerinde 25 kişi çalışıyorsa bu hakkı yoktur.

Koşulları uyuyorsa ne yapacak?
Koşulları uyuyorsa hemen mahkemeye başvuracak. "Ben haksız yere işten atıldım işime geri dönmek istiyorum" diyecek. Bunu işten çıkartıldığının kendisine bildirilmesinden itibaren 1 ay içinde yapmak zorunda.

Diyelim ki, mahkeme işçiyi haklı buldu...
Bu durumda patron işçinin işten çıkartıldıktan sonraki süreçte çalışamadığı süreler için 4 aylık ücretini ödemek zorundadır. Ayrıca işçinin mahkeme kararından sonra 10 gün içinde (İşe geri dönmek istiyorum) diye patrona başvurması lazım. 10 günü geçirirse hakkını kaybeder. İşveren de işçinin başvurusundan sonra 1 ay içinde de işçiyi yeniden işe başlatmak durumundadır

Patron mahkeme kararına uymazsa ne olur?
Eğer patron mahkeme kararına uymayıp işçiyi işe almazsa mahkemenin belirleyeceği miktarda bir para cezasını ayrıca işçiye ödemek zorundadır. Bu ceza en az 4 aylık en çok 8 aylık ücret tutarındadır.
.ıIIı.İşçiler.Net.ıIIı.
Yorumlar-Sorular ve Cevaplar
Toplam 21 yorum, 1-21 arası gösteriliyor, yeni tarihliler sonda.
hukuğu temsil eden avukatlar...
13 yıldır hukuk bürosunda katip olarak çalışmaktayım,işe girerken ben kimseye sigorta yapmam dendi bende o zamanın şartları gereği kabul ettim belki ilerki tarihlerde performansımı görürde fikrini değiştirir diye ..ama yanılmışım beni üzen ve sıkıntıya sokan kısmı, benim gibi sigortasız çalışan okadar çok katip arkadaşım varki,merak ediyorum nerde bu SİGORTA MÜFETTİŞLERİ..hiçmi kontrol edilmez...lütfen bursa barosuna müracat edip sigortasız çalıştırılanları tesbit edin
eyizar artvin.......bura | 01 Şubat 2010 Saat 00:27
nereye kadar
insanlar neden hep sömürüldüklerini sonradan fark eder nedenmi bana dokunmayan yılan bin yaşasın denen ata sözünden yola çıkarak çalışma hayatına başlar yaşadıgı olumsuzluklar o kadar çokturki bir gün diger insanların başına gelen çalışma hayatındaki kötü yönler kendisine geldiginde zavallı duruma düşer ve çaresizdir biz çalışan bireyler olarak ne mutluki dürüst bir yaşam biçimi secmişiz insanlık adına çalışan bir emekciyiz insan hakları beyannamesinde anlatıldıgı gibi degil kapitalist düzenin kitabında yazan kuralların beyannamesinde birer oyuncuyuz verilen her türlü görevi yaparız yargılanırız fakat yargılamayız kurallar hep vardır başrol hep yönetimde bir anda kuralları kendi çıkarları dogrultusunda yönlendirirler acaba soruyorum onların kafası çokmu çalışıyor çokmu akıllılar nereye kadar artık gaflet uykusundan uyanmak lazım bizlere bizi anlayan insanların sahip çıkması lazım şu an işsizim ve çaresizim
ramazan özkaradiğin antalya | 04 Mart 2009 Saat 09:04
işten cıkardılar
tam olarak 5 ay once işime son werildi ama siğortamı devam ettırıyorlar aylık ucretımı odenmıyor fabrıkadan cıkıs wermıyorlar ben bu fabrıkada 3,bucuk senedır hızmet werdim aylık ve tazmınat ödememek ıcın sğortamı ğösteriyorlar fabrıkaya gıdıyoruz para yok deyıp bızı basından savıyorlar ben bu konuda kanunı yönlerden ne yapmam gerekır bılgısı olan cewap yazsın saygılarımla::
Nurettin Mintaş-denizli | 10 Şubat 2009 Saat 23:39
habersiz ssk ma son verip çıkış gösterilmiş
01-03-2008 de bir firmada işe başladım ssk mı 3 ay sonra yapmışlar 12-12-2008 de de bana hiçbir bilgi verilmeksizin işten çıkışımı vermişler.haberim yok ocak 2009 da bunu öğrendim bu konuda nasıl bir yol izlemeliyim.Bunun yanısıra 6 aydır maaşımıda alamıyorum bo kunuda da ne yapmalıyım
selçuk aytulun-istanbul | 10 Şubat 2009 Saat 18:44
maaş bodrosu
özel bir şirkette çalışıyorum maaş bodromda ücretimi ve diğer haklarımı aldım ve ssk kanunlarına göre başka alacağım kalmamıştır yazısı var ve bizden maaş bodrosuna imza istiyorlar bu zamana kadar maaş bodrolarını imza lattırmamışlardı cevap yazarsanız sevinirim
memet sarıtaş | 09 Şubat 2009 Saat 20:52
sigortam yapılmamış
1988 yılında 12 yaşında sanayide işe başladım tam 12 yıl çalıştım cahilliğimden sigorta nedir bilmedim 12ci yıl beni 9ay sigortalı göstermiş ben şimdi 32 yaşındayım bunu yeni farkettim 98 yılında işten ayrılmıştım sene2009 benim o işyerinden tazminat veya başka bir hak talep edebilirmiyim orda çalışmış olduğuma çok şahidim var cevabınız nedir
ismail bircan KONYA | 08 Şubat 2009 Saat 22:36
üçretsiz izin diye bişey varmı
slm ben manisa dan kaan yener 04,2006 yılında işe girdim 10,2008 yılında üçretsiz iznin diye cıkarttılar 4 aydır telefonla haber veriyorlar her telefon ettiklerinde 10 ila 20 gün izin uzatıyorlar fabrika cogu kişiyi calıştırıyor 80 kişilik bi işletme şu an 60 kişi calışıyor digerleri ise üçretsiz izinde 4 aydır. ben calıştıgım yeri mahkemeye verdim kazanma şansımız varmı birde calıştıgım iş yerinde net maaş 600ytl idi ama ssk ya hep asgari üçretten yatırmışlar primleri ne yapmam gerekiyor birde calışmış oldugum şirkette emekli calıştırılıyor sigorta yatmıyorlar mahkemede bunlarıda söyleyeyimmi teşekkürler
kaan yener -manisa | 05 Şubat 2009 Saat 21:19
bu konuyla ilgili ne yapmalıyım,haklarım neler?
Ben 01.02.2006 tarihinden bu güne kadar bi gıda fabrikasında çalışmaya devam etmekteyim,ve benim bu konuyla ilgili bircok problemim var,bani bu konularda bilgilendirmenizi ve yol göstermenizi istiyorum.ilk 7.5 ay sigortam yapılmadı ve asgari ücretle çalışıyorum.buna rağmemn ilk basladığım günden beri günlük 12 saat calıştırılıyorum ve güvenlik görevlisi olarak görev yapmaktayım.12 saat calısmama rağmen hiç bir mesai ücretide vermediler sadece net aylığımı aldım.bu zaman içinde de 6 aylık bi süre zarfında devamlı gece 13 saat calıstırıldım yine mesai ödenmedi.17.08.2008 tarihine kadar 1 hafta düğün izni ve toplam 5 gün özel izin dışında hiçbir izin kulanamadım haftalık iznimizi kulandırtmadılar.yalnızca vardiya değişimi yaptık ve bunu izin yerine saydılar ama aslında haftalık tatilimiz yoktu.ben evliyim cocuğum yok ama yeni kanunla cıkan asgari gecim indirimini bu tarihe kadar hiç alamadım,gerekli olan formları doldurmamıza rağmen ve ısrarlarımız karsısında hiç ödenmedi.Ve ek bilgi olarak ben güvenlik görevlisi olarak işe basladı ve calıstım ama 2 ay öncesine kadar her türlü kazma kürek ve ağır işi yapmak zorunda bıraktılar ve her işte çalıstırıldım.bu fabrika suan acılma asamasında ve girdiğim tarihten beri hep önümüzdeki ay acıcaz diye söylendi bize.benim bu anlattığım şartlar altında ne yapmam lazım,acaba tam olarak haklarım nelerdir ve geçmişe yönelik yenilen haklarımı geri alabilirmiyim bunun bi yolu varmıheran işten çıkarılma ihtimaliyle yüzyüzeyüm ve ben kendim işten cıkarak bütün bu haklarımı alabilirmiyim ve son olarak bizim sigortamız normal prim üzerinden yatıyor ama acaba suan biz inşaat sigortası kapsamındamıyız eğer bu durumdaysak haklrımız nelerdir.sorunlarıma çözüm bulup yol gösterirseniz çok sevinirim,şimdiden çok teşekkür ederim.
kazım kabadayı, bolu | 03 Şubat 2009 Saat 14:09
ssk ödenmedi işten cıkartıldım ve paramı alamadım
ben fırında şöför olarak calışıyordum ssk yapılacak dediler ama yapmadılar ve beni cıkartıp yerime baska bi şöför aldılar ve paramı ödemediler ne yapmam gerekiyor yardımcı olursanız sevinirim saygilar..
murat akif uzel / konya | 03 Şubat 2009 Saat 03:32
EKSİK SİGORTA VE TAZMİNAT
2004 dün 9. ayında işe başladım. Sigortamı geç başlatmış. 4 Ay sonra çocuklarıma saglık karnesi çıkartmaya gidince yatırmadıgını ögrendim.Sorunca başladık dediler bidaha gidp bakınca 2 ay ödemişler tekrar gidince girdi çıktı yaptıklarını örendim.Ondan sonra 2 ay ödediler sonra ödememişler bunun sonucunda toplam 10 ayım kayboldu.2008 in 11. ayında atım öldügünde bana haber vermeden beni işten çıkarmışlar.Toplam haberim olmadan işten çıktı görünürken 1 ay çalıştım bu ayın sonun da paramı vermdiler.Ne tazminatımı hemde çıkşimi alamadım işçi mahkemesine gitsem hakkımı araya bilirmiyim?
MEHMET MINGIR | 02 Şubat 2009 Saat 14:04
yıllık izin ücretleri
Özel bir şirkette 7 yıl çalıştım. Bu süre içerisinde hiç yıllık izin kullanamadım. Çalışmış olduğun bu şirket başka bir şirket tarafından işçileri ve tüm hakları ile devralındı ve satın alan şirketle 15 gün çalıştıktan sonra işten ayrıldım. Kullanamadığın yıllık izin ücretlerimi eski şirkettenmi yoksa yeni şirkettenmi talep etmem gerekiyor. Birde nasıl hesaplandığı hakkında bilgi verebilirmisiniz.
İlker BAHADIR - TRABZON | 28 Ocak 2009 Saat 13:24
paramı alamadıgım için hapis yatacagım
bir buçuk yıldır aynı firmada çalışıyorum yanlız sigortamı yarım yamalak ödendi.kıredi kartıma borcum var temerrute duştum sebebi paramın duzenli ödenmedigi için.şu an 2aydır paramı alamıyorum bankayla icralık oldum ve 2 bin lira borcum 5 binlira oldu sebebi patronun bana para ödememesi.aynı zamanda bu borç yüzünden hapis yata bilirim ve elektirik ve su borcum yuzunden evin elek ve suyu kesildi yani patron yuzunden madur oldum ve hapis yatabilirim paramıda alamıyorum sigortam yatıyor ne yapabilirim.
ahmet düzel antalya | 21 Ocak 2009 Saat 22:35
ne yapmalıyım
bu haksızlık karsısında sizce ne yapmalıyız
lanet olsun
ben 4 aydır bursa inegölde bir karton fabrıkasında calısıyorum 4 aydır patronum benı ve 25 arkadasımı sıgorta yapıcam dıye oyalıyor kırız var dıye iş yok dıyo işinize gelırse dıyo kımse bişey diyemiyo herkes aç kalmaktan korkuyo
ssk
ben 6 ay bir lokantada çalıştım anlaşmada bir ay sonra sigorta göstercekti ama yapmadı sonra beni sigortada ısrar ettim diye işten çıkardı bu siteyi yeni gördüm ve üzerinden 5 ay ğeçti ayrıca orda çalıştığımı kanıtlayabilirim ben bundan sonra birşey yapabilirmiyim
orhan orasan aydın /nazilli | 19 Ocak 2009 Saat 19:23
haksızlık
senelik izinimisi vermiyorlar ne yapmam lazımkime baş vırma lazım
gülbahar aktulum izmir | 16 Ocak 2009 Saat 21:17
sigortalarımız gırdı cıktı olmus
30-35 kısılık özel bır sektorde calısıyoruz 2008 ıtıbarı ıle sıgortalarımızda cıkıs gozukuyor (tum personelın) ve işveren bıze şimdide 3 ay sigortanızı yatırmayacagım dıyor mazeret olarakta sözde kriz bahanesını sunuyor bu işyerinde ben 30 aydır calısıyorum ve benle aynı surede calısan arkadaslarım da var tabıkı daha kısa olanlarda bu durumda ne yapmamız lazım

şimdiden teşekkür ederim
erkan erkan ankara | 16 Ocak 2009 Saat 00:56
ssk ve tazminat
merhabalar ben 2004 de işe başladım ve 2007 9 ayınadek çalıştım
ve iş yerinde bazı sörünlar yaşadım 2004 ile 2007 çalıştıhım süre içerisinde ssk boşluhum var 8 ay boşluhum var ve maaşları geç almaya başladık ben debirşey öylemeden işten ayrıldım 5 ay sonra geri çahırdılar ama tazminat vermediler geri başladıhımda hiç bir evraha imza atmadım eski tazminatımı hak edermiyim beni aydınlatrsanız çok sevinirim saygılar
Güleser Yılmaz. İstanbul | 15 Ocak 2009 Saat 10:18
ssk ve tazminat haklarım
Slm ustalarım ben 2003 yılında bir şirkete işe başladım bunu nasıl ıspatlarım? SSK 2004 yılında başlamış beş yıldır bu şirket de çalıştım habersiz olarak 2005 SSK dan çıkışım yapıldı ayrıca 2006 yılı hiç ödenmedi hakımı aramak istiyorum bunun için neler yapmam gerek şartları nedir? Ayrıca şahit bulamıyorsam ne yapmalıyım? Elimde bir çok belge bulunuyor barodan istemiş olduğum Avukata danıştığımda bana mutlaka bir şahidimin olması gerektiğini söylüyor bu arada 2007 yılında da şirket devredilmiş mayıs 2008 de şirket kapanışı yapılmış beni bu konuda aydınlatırsanız çok memnun olurum. ilginize şimdiden teşekkür ederim hayırlı işler dilerim.
Hilal Şentürk Istanbul | 13 Ocak 2009 Saat 22:34
iş hakımın haksız yere feshi ve eksık yatırılan ssk prımı
slm ustatlarım 24-04-2006 tarıhın de bir şirkette işe başaldım ssk başlangıcı olarak 23-12-2006 tarıhı ve bazı tarıhlerde de girdi cıktı yapmışlar benım aynı iş yerin de ılk iş başaldıgım tarıhten işime son verılen tarıh olan 17-12-2008 tarıhıne kadar belgelrım var benım 2 iş günü işe gelmedi diye noterden bir evrak gondermişler aynı tarıhte ben de iş mahkemesine verdim iş yerinin beni işten cıkardıgı tarıh olan 12-12-2008 tarıhı resmi tatıldı bana gonderdıgı noter evrakın da 17-12-2008 tarıhı yazılı aynı tarıh benım mahkemeye verdıgım tarıh hizmet dokumu ve kıdem tazmınatı ıcın iş mahkemesine baş vurdum elım de evrak lar yeterlımı şahite gerek varmı bi aydınlatırsanız sevinirim hayırlı işler şimdiden teşekür ederim
veyis avcıoğlu KOCAELİ-Gebze | 07 Ocak 2009 Saat 12:59
firma ismi ve vergi nosu değişti tazminat hakkımvarmı
benim bilgim dışında giriş çıkış yapılmış ve giriş çıkış formunu düzenleyene vefirmaya davaaçarsam benisavunacak avukat ücretini karşılayacak imkanımyok .bilginize.
mustafa öztürk | 06 Ocak 2009 Saat 23:59
Yorum-Soru Ekleyin
Başlık
Yorum-Soru
Ad Soyadınız - Şehir
Mail
Mesleğiniz
Beni hatirla
Yeni bir yorum-soru geldiginde haber verin.

.ıIIı.İşçiler.Net.ıIIı.
©2005-2009




Sitemiz tüm ekran çözünürlüklerinde en iyi şekilde görüntülenmektedir fakat İnternet Tarayıcı olarak Google Chrome ve İnternet Explorer 6.0 ve üzeri tarayıcılarla en iyi şekilde görüntülenmektedir.Özellikle Firefox ile sitemizde sorunlar yaşayabilirsiniz. Sitemizde, Google geliştiriciler için, çerez uygulaması yapılmaktadır.

İletişim | Sitene ekle | Künye |RSS|Site Map| ©2006 - 2009 .ıIIı.İşçiler.Net.ıIIı.

İhlas Haber AjansıAnadolu AjansıCihan Haber AjansıBu Site İnternet Medyası Derneği ÜyesidirSon Güncelleme Tarihi: 09.02.2010 Salı