4857 Sayılı İş Kanunu

İŞÇİLERİN EN BÜYÜK SORUNU ?
Asgari Ücret
Sigortasız Çalıştırılma
Pasif Sendikalar
Psikolojik Baskı
Kurumlararası Geçiş
Tayin
6 Ay Çalış 6 Ay Yat
İşçi - Memur Ayrımı
Sağlıksız İş Ortamı
Kıdem Tazminatı Hakkı
4 - C Zûlmü


Tahriklere dikkat!
Yiğit Bulut
Yiğit Bulut
Aramızı bozamazlar... Evet bozamazlar... Ne oldu? Hemen girişte bunu neden yazdım?

Lafı dolandırmayacağım son dönemde “iki ana tez” eşliğinde “Kürtler ve Türkler” arasında çok derin bir bölünme körükleniyor... Daha doğrusu “Kürt kökenli” vatandaşlarımız üzerinde inanılmaz bir psikolojik harekat yapılıyor...

Bu sadece Türkiye ile sınırlı değil... Aynı “dinamik” yurtdışında yaşayan vatandaşlarımız üzerinde de deneniyor... Özellikle Avrupa’da milyonlarca insanımız var ve inanın çoğu bugüne kadar hiç sormamış “Biz hangi kökendeniz” diye...

Sormamışlar ama birileri şimdi aralarına sızıyor ve “inatla sormalarını” istiyor... Onlar adına soruyor... Özellikle bazı ülkelerin yabancı servisleri bu vatandaşlarımızın arasını bozmak, onları birbirine düşürmek için yoğun bir çaba içinde...

Kullandıkları tezler de çok basit ve aslında düşününce çok saçma...

İşte onlardan biri “Türkiye’nin Kuzey Irak’a müdahale hakkı varsa, Barzani’nin de Türkiye’deki Kürtlere karışma hakkı olmalı”...

Tek kelimeyle ne alakası var! Bu tezi gelin birlikte tartışalım ve bu tuzağa düşmeyelim...

Sevgili dostlarım, “Barzani” denilen adamın, “ne Kürt hareketiyle, ne de Kürt kimliğinin etnik-kültürel-ekonomik anlamda gelişimiyle hiç ama hiç alakası yok!” Tek bir derdi var kuklası olduğu devletlerden “mümkün olduğunca” fazla çıkar sağlamak ve Kürt halklarının duygularını sömürmek! Kısacası sakın ola böyle bir “algılama hatası” içine düşmeyelim!

Yine çok kullanılan bir başka tez, birileri yayıyor, birileri de maalesef Amerika’nın “Irak’ı Saddam’ın zulmünden kurtardığını” ve “bir türlü bir araya gelemeyen Kürt kökenli halkın, Kuzey Irak topraklarında” Barzani liderliğinde tarihi fırsatı yakalayabileceğini düşünüyor... Ne acı! Kürt halkının “gelecek yatırımı” Barzani isimli “bu şahıs”!

Buna inananların bu kadar “temiz ve saf olmalarına” ve özellikle “askeri-endüstriyel” kompleksin “işgali” altındaki toprakların, “demokrasi” getirmek için “postal altına alındığına” düşünmelerine üzülüyorum... Sorarım size, bu topraklarda petrol olmasaydı acaba ne olurdu? Ne olacak emperyal güçler oralara uğramazdı bile!

Sonuç: Irak’a demokrasi götürmek için “oraya” giden “küresel güçlerin” temsilcilerinin, “petrol dolu” bölgelere ayak basmalarından bugüne “gerek çıkan kaos” sonucu petrol fiyatının yükselmesi, gerekse ele geçen “petrol kaynakları” ile “askeri-endüstriyel” kompleks “yüz milyarlarca dolarlık” kazanç sağladı. Yani amaç Kürtler değil paraydı!

Son söz: Oyuna gelmeyelim! Kendini “Kürt” hisseden vatandaşlarımıza da bir çağrım var size sahip çıkacak biri varsa o da “büyük devletlerin Kürt bile olmayan oyuncağı Barzani değil, Türkiye Cumhuriyeti Devletidir... Hepimizin” Laz’ın, Kürt’ün, Pomak’ın, Çerkez’in “kendini” ne hissederse hissetsin, bu ülkenin vatandaşı olan herkesin, “tek bir kurtuluşu” var bu devleti daha güçlü kılmak! Geçmişte “hatalar” yapılmış olabilir ama el ele vererek geleceğe daha güvenli bakabiliriz...
.ıIIı.İşçiler.Net.ıIIı. 
Yorumlar-Sorular ve Cevaplar
Bu dökümana henüz yorum yapılmamış, aşağıdaki formdan yorumunuzu ekleyebilirsiniz.
Yorum-Soru Ekleyin
Başlık
Yorum-Soru
Ad Soyadınız - Şehir
Mail
Mesleğiniz
Beni hatirla
Yeni bir yorum-soru geldiginde haber verin.

Sitemizdeki Tüm Bilgi ve Belgeler Paylaşım Amaçlıdır.İsteyen İstediğini İstediği Yerde Yayınlayabilir.