|
|
| |||
|
![]() |
![]() |
Sendikaya üye oldukları için işten atılan Okmeydanı hastanesinin taşerona bağlı çalışan işçilerinin yaklaşık 45 gün sürdürdükleri direnişi işe dönüşle sonuçlanıyorGelinen durumla ilgili basın açıklamasını ise 18 Kasım 2009 tarihinde Okmeydanı Eğitim ve Araştırma Hastanesi ana kapısı önünde gerçekleştirdik. 45 gün boyunca süren direnişimizin sonucunda elde ettiğimiz başarıyı ve sevinci bütün Okmeydanı sağlık çalışanları ve halkımızla paylaştık. Saat 12.30’da gerçekleştirdiğimiz basın açıklamasına işe başlayan üyelerimiz, her gün giydikleri direniş önlükleriyle değil iş önlükleriyle katıldılar, işe başlayacak olan üyelerimiz ise DİSK/Dev Sağlık-İş imzalı direniş önlükleriyle katıldılar. Basın açıklamasında direniş boyunca attığımız sloganlardan birisi olan “direne direne kazanacağız!” sloganı yerini “direne direne kazandık!” sloganına bıraktı.
Basın açıklamamızda direniş boyunca bizlere desteklerini sonuna kadar sunan konfederasyonumuz DİSK, SES, TTB ve yoksul sofralarını her gün bizlerle paylaşan Halkevleri’ne teşekkürlerimizi sunduk.
Basın açıklamasında bir konuşma yapan Genel Merkez Örgütlenme Sorumlumuz Kamil Kartal 45 gündür yılmadan usanmadan sürdürdüğümüz mücadeleyi tamamladığımızı, Dev Sağlık-İş Sendikası’nın tüm Türkiye’de sağlık alanında taşeron çalıştırmaya karşı yürüttüğü pratik ve hukuksal mücadelelerden kazanımların teker teker elde edilmeye başlandığını söyledi. Üyemiz işçilere özel olarak direnişleri için teşekkür eden Kartal, sendika olarak her türlü nesnelliği dikkate alarak işçi sınıfının enerjisini açığa çıkartmak için çaba sarf ettiğimizi dile getirdi.
Kartal’ın ardından konfederasyonumuz DİSK adına konuşan Genel Sekreter Tayfun Görgün, kazanım elde eden üyelermizi tebrik etti. Görgün, Türkiye’deki en büyük sorunun işsizlik ve işten çıkartmalar olduğunu söyleyerek sendikamızın kazanımlarının bu sorunu görmek istemeyenlere, duymak istemeyenlere en iyi biçimde yanıt verdiğini söyledi. Görgün sözlerini fizik tedavi yürüttüğü için açıklamaya gelemeyen DİSK Genel Başkanı Süleyman Çelebi’nin selamlarıyla sonlandırdı.
İşçiler adına bir konuşma yapan Fatma Çelik ise “emeğimize, hastanemize ve sendikamıza sahip çıktık, kazandık” dedi. Çelik’in ardından tüm direniş boyunca üyemiz işçilerin yanında olan SES adına SES Şişli Şube Başkanı Rabia Tuncer de kısa bir konuşma yaparak “sözün bittiği yerdeyiz, arkadaşlarımız direndiler, haklarını kazandılar” dedi. Tuncer, 25 Kasım’da yapılacak uyarı grevine de çağrı yaparak konuşmasını sonlandırdı.
Arzu Çerkezoğlu: Taleplerimizde ısrarcı olmayı sürdüreceğiz
Eylemde son konuşmayı ise sendikamız Dev Sağlık-İş Genel Başkanı Dr. Arzu Çerkezoğlu yaptı. Çerkezoğlu sözü almadan önce işçilerle birlikte “direne direne kazandık”, “inadına DİSK inadına sendika” sloganlarını attı. Çerkezoğlu’nun konuşması işçilerin yüzleri gibi sevinç dolu ve coşkuluydu. Çerkezoğlu, gerçekten sözün bittiği yerde olduğumuzu belirterek, Okmeydanı Hastanesi’nde yaşananların ülkenin yüzlerce hastanesindeki yüz binlerce taşeron sağlık işçisinin geleceğini belirleyecek nitelikte olduğunu söyledi. Çerkezoğlu, taşeron sağlık işçilerinin “güvenceli iş, insanca ücret” taleplerinde ısrarcı olacağımızı dayanışma ve örgütlenmemizi artırarak, ülkenin her tarafında haklarımıza sahip çıkma kavgasını sürdüreceğimizi sözlerine ekledi.
Genel Başkanımız Dr. Arzu Çerkezoğlu’nun yaptığı konuşmanın tam metni için tıklayın
Kısaca yaşadığımız süreç
Okmeydanı Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nde taşeron firmadan iki buçuk ay boyunca maaşlarını alamayan işçiler örgütlenerek sendikamız Dev Sağlık-İş’e üye olmuş, üye olur olmaz yapılan eylemlerle paralarını almışlardı. Ama üyelerimiz örgütlü davranıldığı zaman emeklerinin hakkını alabildiklerini henüz fark ederken kendilerini kapı önünde buldular. Hastane yönetimi ve taşeron firma 18 üyemizi sendikalı oldukları için 2 Ekim 2009 tarihinde işten atmıştı.
Bunun üzerine hızla aldığımız kararla işten atılan üyelerimizle birlikte Hastane kapısı önünde bir direniş başlattık. Her gün sabah 7.00 mesaisinden 16.00 mesaisine kadar Hastane kapısı önünde sürdürdüğümüz direniş boyunca sabah, öğlen ve akşam olmak üzere üçer kere toplanıp sloganlarla, ıslıklarla, konuşmalarla Hastane yönetimini ve taşeron firmayı bütün sağlık çalışanlarına ve halka teşhir ettik. Bu esnada Hastane yönetimi ve taşeron firma da boş durmadılar, direnişteki işçilere türlü baskılar, sindirme ve yıldırma politikaları uygularken, içerdeki işçileri de korkutarak direnişteki işçilerden yalıtma politikaları uyguladılar. Fakat, polisiye baskılardan türlü “açlıkla terbiye etme” yöntemlerine kadar hiçbirisi sendikamızın ve üyelerimizin kazanma kararlılığını, inadını ve azmini azaltmadı, aksine artırdı. Direniş boyunca başta Sağlık Emekçileri Sendikası, konfederasyonumuz DİSK ve diğer sağlık meslek örgütleri olmak üzere bütün kitle örgütlerinin desteği eksik olmadı. Halkevleri öncülüğünde Okmeydanı halkı direniş boyunca gıda ihtiyacı başta olmak üzere yardımlarını esirgemediler.
Direnişimiz sadece Hastane kapısında değildi
Okmeydanı Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nde işten atılan sendikamız üyesi işçilerle yürüttüğümüz mücadeleyi hem her yerde gerçekleştirilen direnişlerle dayanışarak büyüttük hem de pek çok durumda ülkenin her yerinde güvencesiz çalışan işçilerin, işsizlerin, yoksulların sesi haline getiren eylemlere imza attık.
IMF Türkiye’ye geldiğinde kongrenin yapıldığı vadiye yürüdük. İşçinin, emekçinin, yoksul halkımızın sırtından sömürü hesapları yapanların korkulu rüyası olduk. “IMF, Okmeydanı Hastanesinde işçilerin işten atılmasıdır” dedik. 18 Ekim 2009’da İstanbul-Kadıköy’de “Sağlıkta Masal Bitti” mitinginin asli örgütçülerinden birisi olduk. 25 Ekim 2009’da Halkevleri’nin "krizin yarattığı toplumsal yıkım karşısında haklarımız için birleşiyoruz" diyerek örgütlediği mitingde 5 bin yoksulla birlikte “halkın şartları var” dedik. 7 Kasım 2009’da Türkiye’nin dört bir yanından gelen 1000 taşeron sağlık işçisi ile Kurtuluş Parkından başlayan bir mitingle TBMM kapısına dayandık. “Sendika Haktır, Günceli iş Güvenceli gelecek” dedik, “İnsan ihaleyle çalıştırılmaz sağlıkta taşeron olmaz” dedik. Okmeydanı işçisi burada da “İşimize döneceğiz, taşeronu sileceğiz” yazılı pankartıyla inat ve kararlılığını dile getirdi.
İşten atılan üyelerimizle dayanışma gecesi, öncesinde gelen kazanım haberiyle birlikte coşkulu bir kutlama gecesine dönüştü
18 Kasım 2009 Çarşamba gecesi Çağlayan Salon Figaro’da düzenlediğimiz geceye 300’ün üzerinde kişi katıldı. Geceye çoluk çocuk aileleriyle gelen üyelerimiz ile destekçi kişi ve kurumlar “direne direne kazandık” sloganları ile başladılar.
Sendikamız Dev Sağlık-İş’in son dönemde ülke çapında gerçekleştirdiği mücadelelerin ve Okmeydanı Hastanesi’nde başından itibaren mücadelenin anlatıldığı bir Sinevizyon gösterimiyle başladı.
İlk konuşmayı ise Genel Başkanımız Arzu Çerkezoğlu yaptı. DİSK Genel Sekreteri Tayfun Görgün, işe dönen üyemiz işçilerden Fatma Çelik ve Genel Merkez Örgütlenme Sorumlumuz Kamil Kartal sırasıyla birer konuşma yaptılar. Çerkezoğlu’nun konuşmaya başladığı esnada Kartal Koşuyolu Yüksek İhtisas Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nde çalışan sendikamız Dev Sağlık-İş üyesi taşeron sağlık işçileri salona, “Okmeydanı işçisi yalnız değildir!” sloganlarıyla girdi. Daha sonra tüm işçiler hep bir ağızdan “direne direne kazandık” sloganını attılar.
Yapılan konuşmaların ardından sırasıyla sanatçı Hilmi Yarayıcı, Beşik Halkoyunları Topluluğu, Fevzi Kurtuluş ve Emeğe Ezgi müzik grubu sahne aldı. İşçiler ve aileleri sanatçıların çaldığı parçalarla halay çekti horon tepti. 45 gündür direnişte olan sendikamıza üye işçilerden Nail ve Süleyman birer şiir okuyarak geceye renk kattılar. Dayanışma gecesi işçilerin hep birlikte söylediği marşlarla sona erdi.
Dayanışma gecemize DİSK Genel Sekreteri Tayfun Görgün, ÖDP Genel Başkanı Alper Taş, Dev Sağlık-İş eski Genel Başkanı Doğan Halis, TTB Merkez Konsey üyesi Ali Çerkezoğlu, İTO yöneticileri, SES Şişli Şube Yöneticileri, Eğitim-Sen İstanbul Şube Yöneticileri, Halkevleri yöneticileri, CHP Şişli İlçe örgütü yöneticileri ve direnişteki Sinter işçileri de katılarak mücadelemize güç kattılar.