TUZLA’daki Dentaş Tersanesi’nde bakımdaki kuru yük gemisinin 4 tonluk ambar kapaklarının kontrolsüz kapatılması sırasında sıkışarak hayatını kaybeden iki çocuk babası 32 yaşındaki Selim Sevgili için dün Pendik Aydıntepe Merkez Camii’nde cenaze töreni düzenlendi. Törene Selim Sevgili’nin babası Ahmet Sevgili, 6 kardeşi, çalıştığı taşeron şirket Tekno Denizcilik’in yetkilileri ile arkadaşları katıldı. Sevgili’nin kardeşi Ahmet Sevgili, "Bu normal iş kazası değil, tam bir cinayettir" dedi. Selim Sevgili, Aydıntepe Mezarlığı’na toprağa verildi. Bu arada kazayla ilgili olarak kapağı kapatan iki işçi gözaltına alındı.
GEMİNİN ambar kapakları açılıyor. Gemi eski. Tatil günü. Ambarda üç işçi çalışıyor.
Ambar kapaklarını tutan bir zincir var. O zincire
ırgat deniyor. Irgat bir anda boşalıyor. Boşalmayla birlikte, ambar kapakları domino taşı gibi arka arkaya devriliyor. Her bir kapak altı-yedi ton ağırlığında.
Devrilen kapaklardan biri, izinli olduğu halde, tatil günü çalışan üç işçiden birinin kafasına çarpıyor.
Selim Sevgili adındaki işçi hayatını kaybediyor.
Bir ırgat boşalıyor, öteki ırgat can veriyor.
119. CİNAYETTuzla’daki
ölüm tersanelerinde 119. işçi, yine bir kaza sonucu hayata veda ediyor. Kaza değil, Tuzla tersanelerinde bu 119. cinayet.
Önceki gün 119. cinayetin yaşandığı
Dentaş Tersanesi ile ilgili Çalışma Bakanlığı müfettişlerinin verdiği rapor var.
"Burada ölüm riski var."
Geçen haziranda verilen rapor sonucunda, bu tersane beş gün kapatılıyor. Sonra ne oluyor? Beş gün sonra açılıyor. Beş günde bütün riskler ortadan kalkıyor mu?
Kalkmadığı önceki gün belli oluyor. Rapor ne yazık ki, doğrulanıyor ve bir işçi daha ölüyor.
BOZUK DÜZENÖlüm tersanelerinde her bir kazadan, hayır her bir cinayetten sonra, ölüme çeşitli gerekçeler gösteriliyor.
Yok emniyet kemeri takılı değildi, yok baret yoktu, yok bilmem ne. Oysa, temelde yatan sorun,
yapısal. Bunu da en iyi dile getirenlerden biri Limter-İş Sendika Başkanı
Cem Dinç.
Tuzla tersanelerinde düzen
taşeronluk üzerine kurulu. Hiçbir çalışan gerçek patronu tanımıyor. Çünkü, gerçek patron gerçekten ortada yok. Sistem şöyle çalışıyor:
Gerçek patron bir taşerona, o taşeron bir diğer taşerona, o taşeron da daha altında, götürücü denilen başkalarına devrediyor.
Sorumluluk başkasına atılıyor. Bu arada pek tabii ki,
ucuz işçilik. Çalışanları daha iyi sömürmek. Hak aramada işçileri yetersiz bırakmak. İşçilerin sendikalı olmasını engellemek.
DÖRT NEDENÖlüm tersanelerinde cinayetleri dört ana nedene bağlamak mümkün.
Yüksekten düşmek, patlama, sıkışma ve elektrik çarpması. Sendika, tersaneleri defalarca uyarıyor. Müfettişler nedenleri defalarca sıralıyor. Hatta, son ölümün yaşandığı tersanede olduğu gibi, belli süreyle kapatıyor.
Ama, hiçbir şey değişmiyor. Taşeronluk ve götürücülük devam ediyor.
AKP iktidarı şu sıralarda çok meşgul. Gazze ve seçimle.
Bir tatil günü bir ırgat boşalıyor, öteki ırgat can veriyor. Geriye bir kadın ve iki çocuk kalıyor.